Block title
Block content

3. "Mazarratı def, menfaati celp." 4."Musibetten uzak olup, matluba nâil olmak." iki madde arasındaki farklar nelerdir, bir de 7. "Zulmete düşmemek, nurla tenevvür etmek." ile ne denilmek isteniyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İgili i'lemde "LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİ" cümlesinin insana bakan maddi ve manevi tecellisi izah edilmektedir. Devamında ise, bu tecellinin makamları ve taalluk boyutları maddeler halinde ifade edilmiştir. Sual konusu olan bu maddelerin hemen altında kısaca izahlarına yer verilecektir.

"LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİ" cümle-i mukaddesesi, insanın, zerre vaziyetinden, insan-ı mü'min suretine gelinceye kadar camidiyet, nebatiyet, hayvaniyet, insaniyet gibi geçirdiği etvar ve ahvaline nâzırdır. Şu menzillerde insanın letâifi pek çok elem ve emellere mâruzdur. Maahaza, havl ve kuvvetin müteallikleri zikredilmeyerek mutlak bırakılmıştır. Binaenaleyh, bu cümle, tesellî-bahş olup şümûlü dahilinde olan makamlara göre tefsir edilir.

1.
"Ademden çıkıp vücuda gelmek."

2.
"Zevale gitmeyip bekada kalmak."

3. "Mazarratı def, menfaati celp."
 
Evet, Cenab-ı Hak, herşey için bir nokta-i kemal tayin etmiştir ve o noktayı elde etmek için o şeye bir meyil vermiştir. Herşey, o nokta-i kemale doğru hareket etmek üzere, sanki manevi bir emir almış gibi muntazaman o noktaya müteveccihen hareket etmektedir. Esna-yı harekette onlara yardım eden ve manilerini def eden, şüphesiz, Cenab-ı Hakkın terbiyesidir..

4.
"Musibetten uzak olup, matluba nâil olmak." 
Bunun en güzel misallerini Efendimizin (sas) hayatında buluyoruz; Evet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm çıktığı vakit, değil yalnız bir taifeye, bir kavme, bir kısım ehl-i siyasete veya bir dine, belki umum padişahlara ve umum ehl-i dine tek başıyla meydan okudu. Halbuki onun amcası en büyük düşman ve kavim ve kabilesi düşman iken, yirmi üç sene nöbettarsız, tekellüfsüz, muhafazasız ve pek çok defa suikaste maruz kaldığı halde, kemâl-i saadetle, rahat döşeğinde vefat edip Mele-i Âlâya çıkmasına kadar hıfz ve ismeti, ne kadar kuvvetli bir hakikati ifade ettiğini ve ne kadar metin bir nokta-i istinad olduğunu, güneş gibi gösterir.

5.
"Maâsiye düşmemek, ibadete devam etmek."

6.
"Azaba mâruz kalmamak, nimete mazhar olmak."

7. "Zulmete düşmemek, nurla tenevvür etmek."

Burda geçen zulmet, başta küfür ve dalaletir; nur ise; hidayettir. Küfür karanlıklarında hidayet nuruna çıkmak tamamen onun elindedir ve biz ondan isteriz. Hidayetin ise mertebeleri vardır. Mesela, bir mü'min hidayeti isterse, sebat ve devam manasını ifade eder. Zengin olan isterse, ziyade manasını, fakir olan isterse i'ta manasını, zayıf olan isterse iane ve tevfik manasını ifade eder..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...