Block title
Block content

A. Badıllı'nın tercüme ettiği mesnevinin zerre bölümünde geçen; tavrı zulmet içinde nefsi emmarenin halatının muhafazası ile beraber, ziya ve nur taleb etmek..." ifadelerini devamıyla beraber izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ey kardeş bil ki! Tavr-ı zulmet içinde (1) nefs-i emmarenin halatının muhafazası ile beraber; ziya ve nur taleb etmek, hem de ziyayı, nefsin zulmetli tabiatıyla birleştirmeye çalışmak, çok elîm ve şediddir. Hem o vaziyet, ziya ve nurun hürmetini ihlâl etmek, belkide onu telvis etmek demektir. Öyle ise evvelâ zulmetten soyunup çıkmak ve uzaklaşmak lâzım.. Sonra da, zulmet içinde ziyayı aramak değil, belki zulmetten ziyaya nazar lâzımdır.

İnsanın  nazarı ve kalbi karanlıkta ve nefsi emmare makamında iken ziya ve nuru beraberce  istemesi ve talep etmesi acı ve tutarsız bir halettir. İnsan önce kalbinde ve nazarındaki o zulmet ve gafleti yırtmalı, nefsin emmare olan istek ve arzularına set çekip nura ve hidayete zemin hazırlamalıdır. Nasıl büyük bir makam sahibi bir şehre geleceğinde, her yer temizlenip süslenir. Aynen bunun gibi, ziya ve nurun gelmesi için bizim de  manevi bir temizlik yapmamız icap eder. Nur ile zulmet, ziya ile karanlık aynı mekanda beraber oturamazlar. İkisinin aynı anda ve aynı mekanda olmasını talep etmek Nura ve ziyaya hakaret ve hürmetsizlik olur. Öyle ise mekan sahibi, yani insan karar verip ikisinden birisini tercih etmesi gerekir. Nuru istiyor ise zulmeti def etmesi gerekir. İkisini beraberce istemek şiddetli bir tutarsızlıktır.

İnsan karanlık içinde ışık arayamaz ama karanlıktan ışığa çıkabilir. Zulmetin içinde nur aranmaz ama zulmetten huruç ile nurun nurani kucağına kaçabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...