Block title
Block content

ABD-İ KÜLLÎ

 
Her varlık, yaratılışına terettüp eden görevleri yerine getirmek suretiyle Allah’a ibadetini takdim eder. Fakat bu takdim, cüz’idir ve hususidir. Yani, sadece o ferde mahsustur. İnsan ise, Cenab-ı Hakk’a ibadet ederken, hem kendi ibadetini, hem de bütün kainatın ibadetini takdim edebilir. O zaman abd-i küllî mertebesini elde eder.

Mesela, Hz. Peygamber (a.s.m.) miracda bütün mahlukatın ibadetini Cenab-ı Hakk’a arzetmiştir. Her müminin namazı, onun bir nevi miracı olduğundan, her mümin namazda “iyyake nabudü” (yalnızca sana ibadet ederiz) veya “ettahiyyatu lillahi” derken derecesine göre aynı sırra mazhar olabilir. Böylece, onun ibadeti, cüz’iyetten çıkar, külliyet kesbeder.

Abd-i küllînin bir diğer mânâsı da şudur: İnsan kendisine ihsan edilen maddî ve manevî sermaye hükmünde olan kabiliyetlerini Allah’ın rızasına uygun kullanırsa, bunların her birini kendine has bir ibadete sevk etmiş ve böylece küllî bir ibadet yapmış olur.

Bak: İbadet
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4314 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...