"Acaba bir tek âyetin birtek işareti gözümüz önünde ulûm-u İslâmiyede müteaddit ilmî ve kevnî hakikatleri meyve veren bir kitabın,.." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Acaba bir tek âyetin bir tek işareti gözümüz önünde ulûm-u İslâmiyede müteaddit ilmî ve kevnî hakikatleri meyve veren bir kitabın binler böyle şehadetleri ve dâvâları ile güneş gibi zuhur eden iman-ı haşrî hakikatsiz olması, güneşin inkârı belki kâinatın ademi gibi hiçbir cihet-i imkânı var mı? Ve yüz derece muhal ve bâtıl olmaz mı? Acaba, bir sultanın bir tek işareti yalan olmamak için bazan bir ordu hareket edip çarpıştığı halde, o pek ciddî ve izzetli sultanın binler sözleri ve vaadleri ve tehditlerini yalan çıkarmak hiçbir cihette kabil midir? Ve hakikatsız olmak mümkün müdür?"(1)

"Güneş dürülüp toplandığında," (Tekvir, 81/1)

"Ey insanlar, Rabbinizden korkun. Kıyâmet gününün zelzelesi, muhakkak ki pek büyük bir şeydir." (Hac, 22/1)

"Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır." (Zilzâl, 99/1)

"Gök yarıldığı zaman." (İnfitar, 82/1)

"Gök yarıldığında." (İnşikak, 84/1)

"Onlar birbirlerine neyi sorup duruyorlar?" (Nebe', 78/1)

"Dehşeti her şeyi kaplayan kıyâmetin haberi sana geldi mi?" (Gâşiye, 88/1)

Bazen olur ki, Kur’an’ın bir ayeti kâinatta kudret kalemi ile yazılmış ilmi bir branşın anahtarı olup, o alanda tevhide dair ne kadar çok delil varsa hepsine bir sembol olur, o noktada insanlara rehberlik vazifesi görür. Üstad Hazretleri bu manaya "külli kanununun ucunu göstermek" tabirini kullanıyor.

Âyetlerde işaret edilen cüzi örneklemeler, aslında külli bir ilim hazinesinin temsilcisi ve işaretçisi kabilindedir. Bu işaret bazen fen ilimlerine olur bazen de din ilimlerine olur.

Bir ayet içinde hem fenni ilimlere hem de İslami ilimlere işaretler olabilir bu ayetin ne kadar esaslı bir ilmi incelik ve belagat içerdiğini gösterir. Kur’an ayetleri her cihetle eşsiz ve ilim yüklü hazineler gibidir.

Burada “yalan olmamak” tabiri vaadinin gerçekleşmesi anlamına geliyor. Allah bir şeyi vadetmiş ise o mutlaka gerçekleşir gerçekleşmemesi Allah gibi kusursuz bir Zata yakışmaz. Mesela öldükten sonra hesap var deyip hesaba çekmemesi Allah açısından caiz olmayan bir kusur olur.

Faraza hikmet açısından ahiretin var edilme gerekçelerinin tamamı ortadan kalksa Allah ahireti sırf söz verdiği için yine yaratır demektir.

Yukarıda meallerini vermiş olduğumuz âyetlerde, kıyamet ve haşir gibi dehşetli ve olması muhakkak olan hadiseye işaret edip ispat ediyor. Hatta öyle ki bu hadise üzerine bini geçkin âyet serdedilmiş. Bir âyet bir ilme işaret etmeye yeterken, binlerce âyetle bu hadisenin, yani haşir ve kıyametin tahkim edilmesi insana itminan vermeyip de ne yapar acaba denilmek isteniyor.

(1) bk. Sözler, Onuncu Sözün Mühim Bir Zeyli ve Lâhikasının Birinci Parçası.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...