Block title
Block content

"Acaba, hem ruhunda, hem vicdanında, hem aklında, hem kalbinde dehşetli musibetlerle musibetzede olmuş ve azaba düşmüş bir adamın, cismiyle zâhirî bir surette, aldatıcı bir ziynet ve servet içinde bulunmasıyla saadeti mümkün olabilir mi?" İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın manevi cephesi yani ruhu, kalbi ve vicdanı büyük bir azap ve huzursuzluk içinde iken, insanın maddi cephesinin yani ceset, cisim ve nefsin büyük bir rahat ve konfor içinde olması onu mutlu etmeye yeter mi? Elbette yetmez...

Mesela, ölümle gelecek olan ebedi yokluk düşüncesi, insanın kalbinde ve ruhunda öyle dehşetli bir yara ve bir acı oluşturur ki, insan cismen saraylarda bir eli yağda bir eli balda da olsa, yine mutlu ve mesut olamaz.

Sıhhatin yerinde, en güzel yemekler ve içecekler önünde, bütün akraba ve dostların yanında, ama sevimli küçük çocuğun feci bir şekilde ölmüş haberi sana geldi, böyle bir durumda bedenin rahat ve konfor içinde olması seni mutlu etmeye yeter mi? Oysa maddi anlamda hiçbir eksiklik ve kusur bulunmuyor. Demek aldığın bir kötü haber senin bütün maddi lezzetlerini yerle bir etmeye yetebiliyor. Demek materyalistlerin iddia ettiği gibi her şey maddeden ibaret değildir.   

İnsanın gerçek mutluluğu, ancak manen mutlu olması ile mümkündür; bu da ancak imanla olabilir.

İnsanı oluşturan temel esas, asıl cevher, daimi öz ruhtur. Kalp, vicdan, duygular vesaire tamamen ruh temelinde yükselen, ruha bağımlı ve ruh ile kaim şeylerdir. Sadece ceset ve cisim değil, sair manevi cihaz ve duygular da ruh ile kaim varlıklardır... 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...