"Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder!" İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder!" (Sözler, Dördüncü Söz)

Dünya hayatı göz açıp kapama kadar kısa ve fâni bir hayattır. Böyle çabuk sönüp giden hayatı kazanmak için bütün gücünü kullanıp ömür sermayesini bu fâni hayata sarf eden ve sonsuz hayatı kazanmak için kılını bile kıpırdatmayan adama akıllı demek mümkün olabilir mi?

Bir insanın, kısacık dünya hayatı karşılığında sonsuz hayatı terk ve heba etmesi, nefsine de zulümdür. Çünkü bu tercihinden dolayı nefsi ahirette büyük bir azaba maruz kalıp, ceremesini çekecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

1) "ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder"

Edilen zararlar neler ve burada nefsine zulmetmek nasıl oluyor? 

2) "Bir insanın, kısacık dünya hayatı karşılığında sonsuz hayatı terk ve heba etmesi, nefsine de zulümdür. Çünkü bu tercihinden dolayı nefsi ahirette büyük bir azaba maruz kalıp, ceremesini çekecektir. " diyorsunuz.

Beş vakit namazını kılmayan birinin azaba maruz kalacağını da bilmiyoruz ki. İman varsa cezasını Allah dilerse çeker, dilerse affeder. Siz direkt azaptan bahsetmişsiniz. 

Bununla beraber vakit namazı kılmayıp, orucunu tutan ve diğer emirleri yerine getiren de çok Müslüman var. Namaz kılmamaları belki tembelliktendir, bu kişiler içinde mi ahirette azap söz konusudur? Belki birçoğu direkt Cennete gidecek.Bu aslında Gayb bilgisidir.

Fikrinizi almak istedim 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Taberânî'nin rivayet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz (asm);

"Kıyâmet (mahşer) günü, kulun sorgulaması namazdan başlayacaktır. Eğer, beş vakit namazı tamam ise, felâha (cennete) kavuşacak, namazı noksan ise hâb-ü hüsranda (cehennemde) kalacaktır."

Namazı kılmamak dünya ve âhirette azaba sebep olur. Âhiretteki azapla ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Onlar suçlulara sorarlar: 'Sizi Sakar cehennemine sürükleyen nedir?' Suçlular şöyle cevap verirler: 'Biz namaz kılanlardan değildik.'" (Müddessir, 74/40-43).

"Onlardan sonra öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular. Onlar bu taşkınlıklarının cezasını yakında göreceklerdir. Fakat tövbe edip, iman eden ve salih amel işleyen bunun dışındadır." (Meryem, 19/59, 60).

Hz. Peygamber (s.a.s)'de şöyle buyurmuştur:

"Bilerek namazı terkeden kimseden Allah ve Resulunün zimmeti kalkar." (Ahmed b. Hanbel, IV, 238, VI, 461).

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin

Peki Allah dilerse affeder deniliyor. Ya affederse, yada bu dileme neye göre? Namazsız iki insandan birinin affolması, diğerinin ceza görmesi neye göre olur?

Namazı yoksa BÜYÜK OLASILIKLA Cehennemi hak eder demek lazım o zaman? Yine de kesinlik yok. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Allah insanı bütün yönleri ile görür ve ona göre karar verir biz ise bir noktaya göre bakarız işin içinden çıkamayız. Namaz kılmayan kesin azap görür demekte kesin görmez demekte yanlış olur takdir Allah'ındır ama şeytan bu belirsizliği kullanıp namazın önemini düşürebilir buna dikkat etmek gerekir. Bir çok ayet ve hadislerde namazsızlık azim bir tehlike olarak ifade ediliyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...