Block title
Block content

"Acz, fakr, şefkat ve tefekkürün", Rıza-yı İlahi'ye ulaştıran vesileler olmasını nasıl anlamalıyız, bu vesileleri nasıl kullanabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fakr: İhtiyaç sahibi anlamında kullanılmıştır. Risale-i Nur'daki manası ile insanın, zerreden güneşe kadar nihayetsiz ihtiyaçlara muhtaç olması demektir. Yani insan fıtrat olarak kainatta her şeye muhtaç olarak yaratılmıştır. İnsan hayatının devamı bütün kainat çarklarının işlemesine bakar, böyle olunca insan kainattaki her şeye muhtaç olarak yaratılmış olduğu sabit olur. İşte insan bu sonsuz ihtiyacından dolayı fakirdir. Allah bu fakirlik halini insana her ihtiyacında ihtiyacı olmayan Allah’ı  bulması için vermiştir. Yani insan bu hali ile nereye bakarsa, hangi şeye ihtiyaç duyarsa, orada fakirlik penceresi ile fakir olmayan Allah’ı bulabilir.

Acz: Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zayıf ve iktidardan yoksun, anlamında kullanılmıştır. Yani ihtiyaçları hem kainatı kuşatmış, hem de ebede uzanmış olmasına rağmen bunlardan en basitini dahi tedarik edemeyecek kadar acizdir insan. Burada daha çok insanın iktidarsızlığına vurgu vardır. Bu acizlik penceresi de aciz olmayan Allah’a açılıyor. İnsan acizlik damarı ile aciz olmayan Allah’ı idrak ediyor. Her şeyin acizlik damarı ile Allah’a muhtaç olduğunu görüp tam tevazu ile kulluğa yöneliyor. İşte Risale-i Nur mesleğinin Allah’a giden iki temel esası ve iki temel marifet noktası bu acz ve fakr yoludur.

Şefkat: Şefkat Allah’a götürmede ve ulaştırmada aşktan daha keskin, daha parlak bir vasıtadır. Aşkın çok riskleri ve tehlikeleri var. Lakin şefkat katıksız ve risksiz iman rehberi ile Allah’a götüren bir yoldur. Mesela, anne ve babanın perde olduğu şefkat, Allah’ın rahmet ve hikmetinin bir cilvesi ve bir tezahürüdür. Bütün mahlukattaki anne ve babaların yavrularına olan şefkatini tefekkür eden birisi, Allah’ın sonsuz şefkatini idrak eder ve ona müteveccih olur. Aynı zamanda hayatında şefkati kendine bir prensip yapar insanlara karşı merhametli olur. 

Tefekkür: Allah’ı tanımanın en sağlam ve güzel yollarından birisi, eserden müessire doğru gitmektir. Yani eserlerinden hareket ederek eser sahibini tanımaktır. Bu yüzden kainat ve içindeki sanatlar hepsi birer penceredir, bu pencerelere iman gözü ile bakılırsa marifet şuaları parıldar. Her bir eser üstünde Allah’ın isim ve sıfatları tecelli eder. İnsan bu tecellileri takip ederek kaynağı olan Allah’a ulaşır. Bu tecelliler içinde Allah’ın bin bir ismi tecelli eder; her meslek ve meşrep sahibi bu isimlerden birisini esas alır ve o ismin gözlüğü ile kainata ve eserlere bakar. O isme yapışır ve o ismin tecelli ipi ile Allah’a ulaşır. İşte eserler üstündeki bu marifet parıltılarını düşünmek ve okumak tefekkür oluyor ki, Risale-i Nurların bütün parçaları bu minval üzere gidiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

halili
şefkat güzel hasletlerden birisidir .. cömertlik, mülayimlik, hoşgörülülük,çalışkanlık,yardımseverlik vb. gibi.... nasıl risalei nurun dört esası oluyor anlamadım.. diğer üç esas allaha ulaştıran tam esas açıkça...şefkat gibi diğer güzel hasletler neden esas olmuyor onu anlamadım..veya şefkatin diğer hasletlerden farkını?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Şefkat diğer esasları temsil eden güçlü bir esas olduğu için özellikle vurgulanıyor. Hem şefkat muhtaç gönüllere iman hakikatlerini ulaştırmak anlamını taşıdığı için Nurun dört esası içine girmiştir. Hem şefkat Allah lafzından sonra en büyük isimler olan Rahman ve Rahime isal eden bir kavram olduğu için diğer güzel esaslara mukaddem oluyor. Hatta yedi külli sıfat Rahman sıfatdan nebaen ediyor.

Üstadımız bu hususa şu şekilde işaret ediyor: İkincisi: Cenâb-ı Hakkın ismi, Zât-ı Akdesine ayn olduğu cihetle, Lâfza-i Celâl, sıfât-ı ayniyeye işarettir. 1 اَلرَّحِيمِ de, fiilî olan sıfât-ı gayriyeye îmadır. 2 اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ne gayr olan sıfât-ı seb’aya remizdir. İşârâtü'l-İ'câz -

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...