“Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor.” cümlesini nasıl anlamalıyız? Çağımız medeniyet ve teknoloji çağı olarak görülüyor ve insanların düne göre daha güçlü olduğu sanılıyor.

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her insan sonsuz aciz ve yine sonsuz fakirdir. Bedenindeki organların her birine muhtaç oluğu gibi, havaya, suya, güneşe, aya da muhtaçtır. Bu ihtiyaçların hiçbirini kendi gücüyle yerine getiremediği için de sonsuz acizdir. Bununla birlikte, bu asırda zaruri olmayan ihtiyaçlarda büyük artış olmuş ve beşer bunları yerine getirmeye de muhtaç olmakla daha da fakirleşmiş, bunları temin edemeyen büyük kitlenin ise aczi daha da artmıştır.

“Bedeviyette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir. Sa'y, masrafa kafi gelmediğinden, hileye, harama sevk etmekle, ahlakın esasını şu noktadan ifsad etmiştir.” (Tarihçe-i Hayat)

Teknolojideki ilerlemeler bu sonucu değiştirmiyor. Hüküm çoğunluğa göre verildiğinden ve insanların çoğu da görenek belasından kurtulamadığından günümüzde insanlar düne göre daha çok çalışmakta, sinir sistemlerini daha çok yıpratmakta, daha fazla strese girmekte, bunalım geçirmektedirler. Toplumun temeli ve Üstad'ın ifadesiyle insanın küçük bir cenneti olan aile hayatı sarsıldığından, özellikle gelişmiş ülkelerde, evliliklerin yüzde elliden fazlası, kısa bir süre sonra, boşanmayla sonuçlanmaktadır.

Batı medeniyeti hakkında “Dışı süs içi pis, sureti menus, sireti makus bir şeytan” tarifi bütün toplumlarda az çok hükmünü icra etmekte ve bu günkü medeniyet “Cemaate, nev'e verdiği servet, haşmete bedel; ferdi, şahsı, fakir, ahlaksız etmiştir.” (Tarihçe-i Hayat) ve etmeye devam etmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...