Block title
Block content

ADEM-İ KABUL

 
Bazı kişiler düşünmeden yaşamayı, kendilerini ve kâinatı unutmayı, günlerini gün edip başka her şeyi gereksiz bulmayı hayatlarının değişmez prensibi kabul etmişlerdir. Bu nefsanî hayat düzeni, onların iman hakikatleri üzerinde düşünmelerine, kafa yormalarına engel olur ve hidayetlerine perde çeker. İşte böyle kişilerin inançsızlığı adem-i kabul olarak isimlendiriliyor.

İnkârın bu şekli kolaydır ve çoğunlukla da inkârcılar bu yolda giderler.

Bir başka grup da var ki, onlar, iman hakikatlerini kabul etmemekle kalmaz, inkâr eder, onlara karşı çıkarlar; aksini ispat etmeye zorlanır ve insanları kendi batıl çizgilerine çekmek için gayret gösterirler. İşte İslâm’ın azılı düşmanları bu gruptaki insanlardır. Bunların inançsızlığı ise kabul-ü adem ile ifade edilir; yani, yanlış bir yolu kabul etme, bâtılı dava etme, inançsızlığa inanma. Bu yolda gidenlerde düşünmemek değil, hatalı düşünmek ve kalbe sapık bir inancı yerleştirmek söz konusudur. Risale-i Nur’da bu kısım için, “bir hükümdür, bir itikaddır, bir iltizamdır” denilir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3563 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...