Block title
Block content

"Adem şerr-i mahz ve vücud hayr-ı mahz olduğunu, ehl-i tahkik ve ashab-ı keşif ittifak etmişler. Evet, ekseriyet-i mutlaka ile hayır ve mehâsin ve kemâlât, vücuda istinad eder ve ona râci olur..." On Üçüncü Lem'a, Dördüncü İşareti açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir binanın bütün tavan, odaları ve içindekileri temelin üstünde olması gibi, kainatta, iyilik ve hayır adına ne varsa hepsinin temeli ve esası vücut üzerine bina edilmiştir. Şayet vücut, yani varlık olmasa, ona bağlı olan her şey yokluğa düşecek ve hiçliğe gidecektir. Onun için vücut, yani varlık nimetinin her tarafı ve her köşesi hayırdır ve güzeldir.

Bunun zıttı olan adem, yani yokluk ise, her hayrı ve güzelliği yok eden ve hiçliğe atan bir şey olmasından, her tarafı şerdir, hiçbir olumlu yönü yoktur.

Allah kainattaki bütün nimetlerini vücut nimeti üzerine inşa etmiştir. O olmasa, bütün nimetler de olamaz. O zaman,  vücudun neresinde, hangi yerinde şer ve çirkin bir şey olabilir. Adem ise, Allah’ın bütün nimetlerini uçuran ve yok eden bir mana olmasından, neresinde bir hayır, hangi şeyinde bir güzellik olabilir. Onun için vücudun, yani, varlığın her tarafı hayır; ademin, yani yokluğun her tarafı şerdir denilmiştir.

Burada vücut varlık anlamında, adem de yokluk anlamında kullanılmıştır. Bütün hayır, güzellik ve mükemmellikler varlık üstüne bina olmuşlardır. Varlık, bir binanın temeli gibi bütün her şey onun üzerine tesis edilmiştir.

Varlığın zıttı olan adem yani yokluk ise temelin yıkılması ile nasıl onunla kaim bütün tesis ve binalar da gider ve yok olur, aynı şekilde varlığın gidip yokluğun gelmesi de her şeyi yerle bir eder ve yokluğa atar. Üstad Hazretlerinin ifadesiyle;

"Nasıl hayır, güzellik ve mükemmelliklerin varlığı vücuda dayanır aynen bunun gibi küfür, dalalet, şer ve musibetlerin de dayanağı ademdir."(1)

Adem yani yokluk görünüşte var gibi duruyorlar, ama esasta  yokturlar. Mesela  küfür var olan bir şeyi kabul etmemektir, kabul etmemek bir iş bir amel değildir; üzerinde hareket etmeye gerek yoktur. Ama kabul etmek bir eylem bir iştir üzerinde hareket etmek gerekir.

Yine çalışmak güzel ahlaktır, tembellik şerdir; çalışmak bir eylemdir, ama tembellik ise eylemsizliktir hareketsizliktir. Küfür de tembellik de görünüşte var gibi duruyorlar, ama aslında yok hükmündeler. Allah şerleri hem hayırlara bir kıyas olması hem de tanınmaları için sureten bir varlık rengi vermiştir. Varlık alemi içinde sureten de olsa şerler ve masiyetler var olup göründüğü insanlar bunu hakiki bir vücut gibi telakki etmişler.

Günah ve kötülükler ademidir. Ademi şeylerde ise vücutta olduğu gibi binlerce sebebin bir araya gelip çalışması gerekmiyor, aksine bir sebebin olmayışı ya da iptal edilişi ademe yeterli oluyor. Adem bir eylemsizlik bir vazifesizlik, bir amelsizliktir. Yapmak değil bozmaktır, bundan dolayı neticesi çok büyük zararlardır. Bir binayı yüz ustanın yüz günde yapması vücuttur, o binanın temeline konulan dinamiti ateşleyip bir saniyede yıkmak ise ademdir. Bu yüzden basit bir dinamiti ateşlemek işinde binlerce sebep ve vücutlar yok oluyor.

Günahlarda aynı binanın yıkılması gibi ademidir, yok hükmünde bir eylemdir; ama neticesi çok zarar üreten bir ademi eylemdir. Mesela bir insanı öldürmek çok basittir, tetiği çekmek ölüm için yeterlidir. Ama o tetiğin neticesinden hasıl olan ölümle insan bedeninde çalışan sayısız hücre ve organlar, binlerce duygu ve hissiyatlar ve ona bağlı olarak koca bir alem çöküyor ve yok oluyor. Tetiğe tetik olan da insanın basit ve harici bir vücudu olmayan cüzi iradesidir. Yani şer ve kötülük mekanizmasının harekete geçmesi için insanın icat ve yaratmaya kabiliyeti olmayan iradesi tetik olabiliyor.

Şeytan ve kafirlerinin tahriplerinde fail gibi algılanmasının temelinde şerrin ve küfrün ademi ve kolay olması vardır. Yani onlar aslında bir fiil ya da eylem yapmıyorlar, yapılmış olan fiil ve eylemleri bozmaya çalışıyorlar. Bozmanın neticesi büyük durduğu için yapmak gibi telakki ediliyor, bu bir galat-ı histir, yanlış algılamadır.

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a Dördüncü İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8635 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

apolat
Çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...