Block title
Block content

"Âdeta bayram namazlarında âlem-i İslâmın zikir ve tesbihiyle zemin zelzele-i kübrâya mazhar olup, aktâr ve etrafıyla Allahu Ekber deyip, kıblesi olan Kâbe-i Mükerremenin samimî kalbiyle niyet edip, Mekke ağzıyla,.." Bu paragrafı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, eğer namazların arkasında, hususan bayram namazlarında, bir anda Allahu ekber diyen yüzer milyon insanların sesleri, âlem-i gaybda ittihad ettikleri gibi, âlem-i şehadette dahi birbiriyle ittihad edip içtima etse, küre-i arz tamamıyla büyük bir insan olup, azametine nisbeten büyük bir sadâ ile söylediği Allahu ekbere müsavi geldiğinden, o muvahhidînin ittihadıyla bir anda Allahu ekber demeleri, küre-i arzın büyük bir Allahu ekberi hükmüne geçiyor."

"Âdeta bayram namazlarında âlem-i İslâm'ın zikir ve tesbihiyle zemin zelzele-i kübrâya mazhar olup, aktâr ve etrafıyla Allahu ekber deyip, kıblesi olan Kâbe-i Mükerremenin samimî kalbiyle niyet edip, Mekke ağzıyla, Cebel-i Arefe diliyle Allahu ekber diyerek, o tek kelime, etraf-ı arzdaki umum mü'minlerin mağaramisal ağızlarındaki havada temessül ediyor. Birtek Allahu ekber kelimesinin aks-i sadâsıyla hadsiz Allahu ekber vuku bulduğu gibi, o makbul zikir ve tekbir, semâvâtı dahi çınlatıp berzah âlemlerine de temevvüç ederek sadâ veriyor."(1)

Burada, yeryüzünde dağınık bir şekilde yapılan ibadet ve tesbihlerin, zihin ve hayal aleminde toplanması ve ne kadar azametli bir zikir ve tesbih şekline girmesi ifade ediliyor. Özellikle bayram namazlarında tevhid ehli olan Müslümanların yapmış oldukları zikirler ve tesbihler; faraza bir ağız, bir kalp, bir niyet şekline girse, ne kadar azametli bir zikir ve tesbih olur, o mana ihsas edilmeye çalışılıyor.

Dünyanın her tarafındaki Müslümanların Kabe'ye yönelmeleri, ona göre zikir ve tesbihte bulunmaları, Kabe’nin bir merkez, bir kalp konumunda olduğuna işarettir. Yani "Dünyadaki bütün Müslümanlar bir insan şekline girse idi, Kabe bu büyük insanın kalbi olurdu." denilerek bir teşbih yapılmıştır.

Kabe öyle kudsi bir mekan ki, oraya giden hacıların ekserisi, samimi bir niyet ve fedakarlık ile gidiyorlar ve bütün İslam aleminin bayram namazlarında yapmış oldukları zikir ve tesbihlere bir imame, bir serzakir vaziyetine giriyorlar.

Faraza, gök yüzünden bayram namazında alınan ibadet vaziyetini ihata ile seyir mümkün olsa, ne denli haşmetli ve azametli bir suret teşekkül eder o zaman anlaşılır. Kabe’nin samimi bir kalbe benzetilmesinde; hem mecaz hem de hacıların samimi niyetine işaret vardır. Her iki manayı anlamakta bir sakınca yoktur. Kabe, hem bütün Müslümanların sembolik bir kalbi, hem de oraya giden hacıların samimi birer Müslüman olmalarıdır.

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a, Dokuzuncu Nota.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dokuzuncu Nota | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4073 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...