Block title
Block content

"Adetâ herbir şey, bütün bu âlemdeki hilkatleri musahhar ediyor." cümlesini biraz izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Besmelenin sırlarında geçen önemli bir misâli burada nakletmek isterim:

“Çünkü, nasıl merkezî bir nakış, her taraftan gelen atkı ve iplerin intizamından ve vaziyetlerinden hâsıl oluyor; öyle de, bu kâinatın daire-i kübrâsında bin bir ism-i İlâhînin cilvesinden uzanan nurânî atkılar, kâinat sîmâsında öyle bir sikke-i rahmet içinde bir hâtem-i Rahîmiyeti ve bir nakş-ı şefkati dokuyor ve öyle bir hâtem-i inâyeti nesc ediyor ki, güneşten daha parlak kendini akıllara gösteriyor.”(1)

Her bir çiçek, her bir böcek, her bir insan o merkezi nakış gibidir. Eğer o merkezî nakış halının bütününü  yapan zâta verilmezse, o zaman o nakşın, halıyı meydana getiren  bütün atkı ve iplere hükmettiğini, onları emrinde çalıştırdığını kabul etmek gerekecektir.

Meselâ, Üstat Hazretlerinin “camid cisimler ve hissiz kutular” dediği tohumlar ve çekirdekler, istidatlarını kuvveden fiile çıkarabilmeleri için bütün bir kâinatın yardımına muhtaç bulunuyorlar. Teshir hakikati, yâni Allah’ın o büyük varlıkları bu küçük tohumlara, çekirdeklere hizmet ettirdiği gerçeği kabul edilmezse, o zaman “...her bir şeyin, bütün bu âlemdeki hilkatleri musahhar ettiğini” yâni kendi hizmetinde çalıştırdığını kabul etmek gerekecektir.

Tohumlar ve çekirdekler gibi, her bir canlı da bütün bir âlemin yardımıyla varlığını sürdürmekte, ihtiyaçlarını yerine getirmektedir. Teshir hakikati kabul edilmezse her bir canlının bütün bir kâinatı, kendi irade ve kudretiyle kendine hizmet ettirdiğini kabul etmek gerekecektir. Bu ise bu küçük varlıkların her birine bir ulûhiyet vermek demektir.

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Lem'anın İkinci Makamı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makam, Dördüncü Burhan | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1858 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...