Block title
Block content

"Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için, bir idam-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idam edecek bir darağacıdır..." birisi ahireti ebedi yokluk olarak görürse, öyle mi muamele görecek?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kabir hayatı geçici bir hayattır, asıl hayat cennet ve cehennem hayatıdır ki, burada beka, yani sonsuzluk sabit ve kararlı kılınacaktır. Kabir hayatında ahirete inanmayan kafirler bu inançlarının cezası olarak sürekli yok olma korkusu ve endişesi ile yaşayacaklar, ama hakikatte asla yok olmayacaklardır.

Hadis-i kudsi olan "Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim." ifadesinin hükmü ile, kafir, kötü zannı ve inkarının cezası olarak kabirde sürekli yok olma ve idam-ı ebedi vehmi ve endişesi ile azap görecek demektir. Yoksa ebedi olarak yokluk ve hiçlik kuyusuna düşecek anlamına gelmiyor. Bu manayı teyid eden çok tespitler vardır. Mesela İkinci Lem'a'da;

"Maddî musibetleri büyük gördükçe büyür, küçük gördükçe küçülür. Meselâ, gecelerde insanın gözüne bir hayal ilişir. Ona ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet verilmezse kaybolur. Hücum eden arılara iliştikçe fazla tehâcüm göstermeleri, lâkayt kaldıkça dağılmaları gibi, maddî musibetlere de büyük nazarıyla, ehemmiyetle baktıkça büyür. Merak vasıtasıyla o musibet cesetten geçerek kalbde de kökleşir, bir mânevî musibeti dahi netice verir, ona istinad eder, devam eder. Ne vakit o merakı, kazâya rıza ve tevekkül vasıtasıyla izale etse, bir ağacın kökü kesilmesi gibi, maddî musibet hafifleşe hafifleşe, kökü kesilmiş ağaç gibi kurur, gider..."(1)

(1) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Üçüncü Sözün İkinci Makamı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4575 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

k.toprak
soru soran arkadaşımızdanda cevaplayan ağabeylerimizdende Allah razı olsun Risaleinurları anlamamıza yardımcı oluyorsunuz soru şekli ve cevabı yönüyle doğruluk teşkil ediyor birde acizane kardeşiniz olarak konuya şu yönden yaklaşmak istiyorum . mesela bir adam var ve Allah'a hüsn-ü zannı tam ve her defasında amel ibdet farzlar ve günahlara girmeme noktasında çabası yok ama Allah affeder diyor ibadetlere önem vermiyor bazı iyiliklerim beni kurtarır o öyle Allahki ne günahkarlar varki ben adam öldürmüyorum içki içmiyorum gıybet etmiyorum(ki ediyordur)Allah beni affdder diyerek bir vartaya düşüyor böyle bir hüsn-ü zan ve Allahı böyle bilmek sanırım insanı vartaya yuvarlandırabilir ağabeylerim eklemek istedikleriniz ve yanlış düşündüğüm noktayı bildirirseniz konuyu daha iyi kavramama şeytanın yollarını kapatmaya yardımcı olmuş olursunuz
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hazalsoraff
affınıza sığınarak bi daha sormak istiyorum. . mesela bir insan -ölümden sonra artık sevdiklerini göremeyeceği gibi bir itikad içindeyse ahirette bi daha göremeyecek. peki ahiret diye birşeyin olmadığına inanan,ölümden sonra yokluk olduğuna itikad eden birisi de -ebedi yokluk- la mı muamele görecek?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (m.ali)
Bedenen yok olmayacak ama; yokluk elemini çekecek, o his ona yaşatılacak diye düşünüyoruz. La ya'lemul gaybe illallah...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hakan_23el
Benim kafam karıştı. ben allaha ve ahirete inanmayan insanların cehennemde ebediyyen kalacaklarını ve yokluk eleminden kurtularark allahın rahmetine bir yönüyle mazhar olacaklarını biliyordum yani acı içinde olmamakla birlikte, yok olmamakla ebedi vücut sahibi olacaklarını ve ademe gitmemeklede allahın rahmetinin cehennnemdede devam edeceğini düşünüyordum. bu konuyu daha açıklayıcı yazarsanız sevinirim allaha emanet...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (m.ali)
Allah kafir ve münafıkları bağışlayp cehennemden çıkarmaz. Ama herkes hakkında bir nevi merhamet vardır ,manasında anlaşılabilir. Mesela; Allah'ın kafirleri bile yok etmeyip cehennem de olsa var etmesi bile, onun rahmetinin gazabından fazla olduğunu gösterir.
Rahmet-i İlahiyeyi de göz önünde bulundurmak suretiyle, cehenneme girecek insanların ebedi cehennemde kalsa bile ateşe ülfet edeceğini Bediüzzaman, hadislere dayanarak bildiriyor. Bu cümlenin izahına gelince, iki–üç tarzda izahı yapılabilir:
1. "Rahmetim gazabımı geçti" hadis-i kudsisinden ders çıkarılabilir. Yani, Allah’ın rahmeti, belirli bir zaman sonra bu insanı rahatlatacak ve ateşe karşı bir ülfet verecektir. Yani, Allah gazabından ziyade rahmetiyle muamele edecektir. Çünkü yukarıdaki ifadede geçtiği gibi, dünyada yaptıkları iyiliklere mükafaten, merhamet-i İlahiyeye mazhar olacaklar.
Muhyiddin Arabî Hazretleri, "Onlar orada ebedî kalacaklardır" mealindeki âyet-i kerimeyi tefsir ederken, kâfirlerin cehennemde ebedî kalmakla birlikte, azabı ebedîyen aynı seviyede tatmayacaklarını kaydeder ve zamanla oraya mahsus ayrı bir hayat çeşidine girip eski azaplarından bir bakıma kurtulmuş olacaklarını söyler. Nur Külliyatı'nda geçen şu cümleler de o büyük velînin bu keşfini, az farkla, doğrular mahiyettedir:
"Kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmiş ise de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateş ile bir nev’i ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden âzade olur."(1)
"Evvelki şiddetlerden âzade olma" ifadesinden, azabın ebediyen devam edeceği, ama şiddetinin öncekilerden daha hafif olacağı anlaşılıyor. Muhyiddin Arabî Hazretleri ise azabın, yerini âdî, süflî, bayağı bir hayata bırakacağı ve kafirin cehennemde bu hâliyle ebediyen kalacağı kanaatindedir.
Nur Müellifi, naklettiğimiz ifadelerinin sonunda, buna dair "işarat-ı hadîsiye" olduğunu kaydeder. Sözü edilen hadisin metni hakkında bir bilgimiz yok. Ancak, Muyyiddin Arabî Hazretlerinin bu konuyu işlerken sıkça nazara verdiği bir hadis-i kutsî var; Üstad'ın sözünü ettiği hadis de o olsa gerek: "Rahmetim gazabımı geçti."
2. Adalet-i İlahiye noktasından bakılabilir. Yani bu insan, yaptığı ve işlediği günahlardan dolayı azap görecektir. Ama bu insanlar, Bediüzzaman’ın dediği gibi, yaptıklarının cezasını çektikten sonra, ateşe ülfet peyda etmesi, yani alışması adaletin neticesidir.
3. Kainatta ne varsa, Allah’ın bir ismini gösterir, onun aynasıdır. Bu durumda, cehennemde olan insanların da Allah’ın bazı isimlerine mazhar olması mümkündür. Kim bilir belki de Allah’ın "Metin" ismine mazhariyet verilecek ve ateşe karşı dayanıklılık verilecektir. Keyfiyetini Allah bilir. Bize düşen iman etmek ve O dehşetli cehennemden kurtulmak için, ibadet, istiğfar ve taat siperine girmektir.
(1) bk. İşaratü’l-İ’caz, Bakara suresi 7. ayet tefsiri.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hakan_23el
Yokluk elemini çekecek demişsiniz allaha ve ahirete inanmayan ve öldükten sonra dirilmenin olmasını akıldan uzak görenler için. madem ki yok olmayacaklar ebediyyen cehennemde kalacaklar neden yokluk elemi çeksinler??
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (m.ali)

Neden yokluk elemi çekecekler? Öyle olacağına inandıkları için...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
k.toprak
Ağabeylerin dediği gibikafirlerin yokluk elemi çekmeleriilk etapta dünyaya nazırdır geleceklerinin yokluk olacağını itikat edenler ahiretten önce dünyada ruhsal bedensel akılsal olarak azap çekeceklerdir
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hakan_23el
çekecekleri bu yokluk elemi muvakkaten mi olacak yoksa ebediyen mi ?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bakiduman
sevğili editör abimiz,ben yokluk elemini çekecekler meselesini şöyle anlamaktayım.mesala gören bir insanın gözlerini günlerce kapatırsanız veye karanlık bir odaya hapsederseniz renkleri,ışığı,şekilleri görmeye alışık ve müştak olan o göz vasifesini yapamadığından ve muaattal kaldığından manevi müthiş bir elem hissedecektir.Bu sesleri duymaya müştak kulak,konuşmaya ve tatmaya ihtiyaç duyan dil içinde geçerli.Eğer bir insanın uzvunun yaptığı vasifeyi siz iptal ederseniz bu o uzvun kısmi olarak yokluk elemini çekmesine sebep olacaktır.Cehennemde ise bu yokluk elemi ve azabı en yüksek derecede olcak.Çünkü insan sahip olduğu yüksek cihazat ve duyğularını kullanamayacak.Cennette ise bu cihazat ve duyğuların müthiş bir inkişafı olacak.Göz alıp gittiğince uzanan bağlar ve bahçeler insanın gözünün önüne ziyafet olarak serilecek.Kısaca üstadımızın mektubatta dediği gibi kainatta mutlak adem yok(herşey helak olacak Cenab-ı Hakkın vechesi hariç meselesi)Benim düşüncem insan mahiyetine takılan duyğu ve cihazatları eskisi gibi istimal edemeyeceğinden kısmi bir yokluk elemi tadacak.Bir gözün muattal bırakılması insana nekadar elem veriyorsa cehennemde insanın sahip olduğu tüm duyğu ve cihazatların vazifelerini yapamıyacak olması veye farklı bir şekilde istimal edilecek olması insana nekadar dehşetli elem verir kıyas edilsin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...