Block title
Block content

"Ahmed Nazif'in bu defa çok meşgaleler içinde yazdığı, yalnız On Dokuzuncu Mektup'ta tevafukatının mecmuu, dokuz bin sekiz yüz otuz üç adede bâliğ olduğunu gördük." Burada "dokuz bin sekiz yüz otuz üç" adet tevafukat, neyin tevafukatıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu tevafukat muhtelif şekillerde olabilir. Ekser tevafuklar; Kur'an ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kelimelerinde ve bu kelimelerin farklı tavafukatından meydana gelmiştir. Ayrıca elifler tevafukatı vardır. Burda da yine yazılışında bir tevafukatın varlığına dikkatle çekilmektedir.

Yirmi Sekizinci Mektup'tan aldığımız aşağıdaki pasaj da bu noktada bizi aydınlatmaktadır: 

"O zâhirî inâyet hakkında demiştik: Yazdığımız risalelerde, Kur'ân kelimesi ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kelimesinde öyle bir derece tevafukat görünüyor; hiçbir şüphe bırakmıyor ki, bir kast ile tanzim edilip muvazi bir vaziyet verilir."

"Kast ve irade ise bizlerin olmadığına delilimiz, üç dört sene sonra muttali olduğumuzdur. Öyleyse, bu kast ve irade, bir inâyet eseri olarak gaybîdir. Sırf i'câz-ı Kur'ân ve i'câz-ı Ahmediyeyi te'yid suretinde ve iki kelimede tevafuk suretinde o garib vaziyet verilmiştir."

"Bu iki kelimenim mübarekiyeti, i'caz-ı Kur'ân ve mu'cizat-ı Ahmediyeye bir hâtem-i tasdik olmakla beraber, sair misil kelimeleri dahi, ekseriyet-i azîme ile tevafuka mazhar etmişler. Fakat onlar birer sayfaya mahsus; şu iki kelime, bir iki risalenin umumunda ve ekser risalelerde görünüyor. Fakat mükerrer demişiz: Bu tevafukun aslı, sair kitaplarda da çok bulunabilir; ama kast ve irade-i âliyeyi gösterecek bu derece garâbette değildir." (1)

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 135 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2509 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...