Block title
Block content

AHSEN-İ TAKVÎM

 
Ahsen-i takvim, en güzel kıvam anlamında bir terkip olup, insanın bedenen ve ruhen en güzel bir şekilde yaratılmasını ifade eder. Tîn Sûresinde (4. âyet) “Muhakkak biz insanı ahsen-i takvîmde yarattık.” buyrulur. Ve insan, bu üstün yaratılışıyla, nice güzelliklerin tohumunu saklar. Anlamağa, inanmağa, amel etmeğe, sevmeğe, şefkat etmeğe, feyz almağa adaydır. Âlimler, ârifler, mütefekkirler hep bu ulvî mahiyetin değişik sahalardaki farklı meyveleridir.

Tıp ilmi, insanın her organıyla ilgili özel araştırmalarla insanın bedenen mükemmelliğini ortaya koyar. İnsan bedeninde yer alan her hücreyi bir ev olarak düşünebiliriz. Bu durumda insan vücudu yaklaşık yüz trilyonluk nüfusa sahip mükemmel bir şehirdir. Bedendeki bu mükemmelliğin yanında, ruha takılan akıl, hayal, hafıza ve nice hisler insanın ruhen de ahsen-i takvim üzere yaratıldığını ortaya koyar.

Kalbe bağlı latifeler ve hisler bedenin organlarından daha fazladır. Bunlar yerinde kullanılırlarsa insanı yücelere çıkarır, aksi halde çok aşağılara düşürür.

Örnek olarak sevgi hissine bakalım: İnsan, bu his ile, ya Rabbini ve Mevlâsını sever, yahut nefsini ve menfaatini. İşte birinci hâl yükseliş, ikincisi çöküştür.

Beş duyumuz da böylece değerlendirilebilir. İnsan bunlarla sâlih amel işleyebildiği gibi günah da işleyebilir. Birinciler, insanı en ileri makamlara, ikinciler ise en derin azaplara hazırlar.

Kısacası, ahsen-i takvim, hayat sayfasına en güzeli ve en mükemmeli yazabilecek kıvamda, kabiliyette yaratılmış olmaktır. Alâ-yı illiyyîn, bunu başarabilenlerin yüksek makamı, esfel-i safilîn ise yanlış yazanların büyük düşüş ve çöküşüdür.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7696 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...