Block title
Block content

Ahsen-i takvim ne demektir? İnsanın esfel-i sâfilîn veya a'la-yı illiyinde bulunması ne demektir ve nasıl olmaktadır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan Kur'an-ı Kerim’in tabiri ile ahsen-i takvim (en güzel kıvam) suretinde yaratılmış olup, kainatın halifesidir. Fıtratındaki genişlik ve donanım sayesinde Allah’a muhatap bir varlıktır. Yani insan her bir maddi ve manevi aza ve duyguları ile Allah’ın bütün isim ve sıfatlarını tanıyıp bilecek bir mahiyete sahiptir. Bu noktadan bakıldığında insan kainat kadar geniş ve donanımlıdır. Her bir azası ve latifesi bir aleme açılan bir penceredir.

Mesele, göz penceresi ile insan renkler alemini seyreder. Kulak penceresi sayesinde sesler alemini dinler. Burun sayesinde kokular alemini seyreder. Dokunma hissi ile maddi alemi hisseder. Dildeki tatma duyusu ile tatlar alemine açılır ve hakeza. Daha bunun gibi binlerce duygu ve his sayesinde insan bütün kainat ve içindeki dürülü alemleri bilir ve o alemlere misafir olur. İşte insan bu geniş fıtrat ve mahiyeti sayesinde  Allah’ın bütün isim ve sıfatlarını anlayıp idrak edecek külli bir nazara sahiptir. Bu geniş mahiyetinden ve külli nazarından dolayı insan Allah’a hakiki bir kul, cami bir muhataptır. Sair mahlukatta bu genişlik ve donanım yoktur.

İnsanın yukarıda ifade edilen özellikleri ancak iman ve ibadet ile manasına ulaşır. Ve o cami ve külli nazar ancak iman sayesinde elde edilebilir.Yoksa insan iman ve ibadeti terk etse, mahlukat içinde en zavallı en hakir en değersiz bir duruma düşer.

Allah insana kainata halife olacak mahiyeti verdiği gibi, kainatın en zelil ve en adi konumuna düşecek mahiyeti de vermiştir; tercihi ise insana bırakmıştır. Ya iman ve ibadet ile kainata halife olmak, ya da inkar ve isyan ile mahlukatın en zelil ve hakiri olmak vardır, tercih insana aittir. İnsan mahlukat içinde nihayetsiz terakki ile tedenni arasında muhayyer olan tek varlıktır.

İnsanın mahiyet aynası kainat aynası ile mana ve keyfiyet bakımından biribirine denktir. Yani insan şu kainatın küçültülmüş bir misalidir. Allah’ın isim ve sıfatları kainatta umumiyetli ve azametli tecelli ederken, aynı isim ve sıfatlar aynı keyfiyetle insanın mahiyet aynasında mütevazı ve okunaklı olarak tecelli ediyorlar. Bir nevi, insan mahiyeti kainatın manevi bir haritası gibidir. Sadece boyutları ve hacimleri farklıdır. Bu yüzden insan dipsiz bir kuyu gibi derin ve manalı bir mahiyettedir. Birçok mütefekkir ve asfiya insanı okumayı kainatı okumaya tercih etmiştir. Üstad Hazretleri de  enfüsi tefekkürün afaki tefekkürden, yani küçük kainat olan insanı okumanın, büyük kainatı okumaktan daha salim ve faziletli olduğunu eserlerinde beyan ediyor.

İnsanın bu geniş mahiyet aynasında yazılı olan manalar ancak iman ve hidayet nuru ile okunabilir. Küfür ve inkar bu yazıları okunmaz hale sokuyor. Nasıl lambasız ve ışıksız eşya görünmez ise, iman ve hidayet olmadan da insan cephesine yazılmış manalar görünmez ve okunmaz.

İşte bu manaları göremeyen ve okuyamayan maddeci filozoflar, insanı konuşan bir hayvan olarak tarif ve tasvir ediyorlar. İnsana bakış farkındaki bu derinlik iman ile  küfrün farkı ve derinliğidir. İman, insanı kainata halife ve sultan yaparken, küfür insanı hayvandan daha aşağı bir mevkie yuvarlıyor ve esfel-i safiline indiriyor.

Özet olarak insan, iman olursa, kainata bir halife, Allah’a aziz bir kul, Peygamberimiz (asm)'e şerefli bir ümmet, insanlığa faydalı bir dost, ahsen-i takvime tam bir model oluyor. İman olmaz ise; konuşan bir hayvan, zelil bir mahluk, esfel-i safiline yuvarlanan bir taş gibi oluyor.

Ahsen-i takvim; Allah’a tam ve güzel bir kul olmaktır; esfel-i safilin ise şeytana maskara olmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Mebhas, Dördüncü Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12153 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...