Block title
Block content

Ahzab suresi 59. Ayette geçen "cilbab" kelimesinin Risale-i Nur'da tarifi var mıdır? Ayrıca Risale-i Nur çarşafa nasıl bakıyor ve tesettür hakkında ne diyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nurlarda tesettür konusu en geniş ve kapsamlı olarak Tesettür Risalesi'nde geçmektedir. Tesettür Risalesi'nin gayesi ve hedefi ise, farz olan örtünmenin akli gerekçelerini ve hikmetlerini beyan ve izah ederek, hanımları bu noktada ikna ve örtünmeye teşvik etmektir.

Tesettür, bayanların ve erkeklerin mahrem yerlerini Allah’ın emrine uygun bir şekilde örtmesidir. Fıkıh kaynaklarında bu örtünmenin şekli ve nasıl olacağı tafsilatı ile anlatıldığı için, Üstad Hazretleri bu kısmı onlara havale ederek tesettürün hikmet ve gerekçelerini, aklı tatmin edecek bir şekilde izah ve ispat ediyor.

Risale-i Nurlar bir iman ve ahlak tefsiridir, fıkıh kaynağı değildir. Bu sebeple fıkha dair konulara girmemiş, bu konuları ehline havale etmiştir.

Bayanlarda tesettürün farz olan iki rüknü vardır. Birisi el ve yüz hariç vücudun her yerini örtecek şekilde giyinmektir. Diğeri ise vücut hatlarının belli olmayacak şekilde elbisenin bol olmasıdır. Bu iki rükün kemali ile yerine getirilir ise, farz yerine gelmiş sayılır. Bundan sonrası, kişilerin kendi tercihine kalmış bir meseledir. Dileyen çarşaf giyer, dileyen pardesü giyer, dileyen burka takar.

Bu örtünme biçimleri coğrafi ve kültürel şartlara göre değişir. İslam bu alanı insanların kültür ve örfüne havale etmiştir. Bazılarının bir yerel örtünme biçimini bütün örf ve coğrafyalara dayatması, ille de böyle olacak, bundan başka örtünme şekli olmaz demesi doğru bir yaklaşım değildir.

Çarşaflı pardösülüye, pardösülü de çarşaflıya saygı duymak zorundadır. Örfi olan bir şeyi farz gibi lanse etmek caiz olmaz. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ihvan.akkus.55
" Kadının bir kalesi ve siperide çarşafıdır. " [Risale-i Nurda Ahzap 59. Sûrenin Tefsirinden]
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fakirullah

Tesettür risalesinde 2 defa "çarşaf" geçmesi ve Üstadın ısrarla kadının örtünmesini "çarşafla" tarif etmesi -fıkhen pardüseye veya yöresel bol kıyafetlere izin olsa da- ahir zaman fitnesi için en idealinin çarşaf olduğunu gösteriyor.
"Ve bir siperi ve kal'ası çarşafı olduğunu gösteriyor. " Lem'alar ( 196 )
"Onun için fıtratlarıyla ve zaîf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmağa kendilerini mecbur bilirler." Lem'alar ( 202 )
Üstad Hz(RA) gibi manaya nihayet derecede vukufiyeti olan bir insan "çarşaf" diyorsa arkasında çok fazla hikmetler ve lüzum vardır. Nurlarda sair örtünme şekillerini nehyeden bir ifade görmüyoruz, hatta "köylü, bedevi kadınların çalışma gailesiyle kısmen açıklığının nefsani hevesatı pek tahrik etmeyeceği" dahi söylenmiş. Ancak risaleler açıkça çarşafa teşvik ediyor diye anlamalıyız, ahkamı yapamasak da hak bilmemiz lazım.
Çarşafın pardüseye tercihan çok hikmetlerinden ilk görebildiğim bir tanesi: hanımlar pardüse giyiyor, sütüne de başörtüsü müstakil alınıyor. Bu ikisinin uyumu, pardüsenin modeli, aksesuarı, başörtüsünün rengi, deseni, ipekli vs. hususiyetleri artık malesef sektör haline dönüştü. Hanımlar kendilerini setredecekken, bunlarla özelleştirmeye ve ifade etmeye başladılar. Neticede pardüse ve başörtüsü de gayesine zıd bir duruma gelip hanımları kendiyle ciddi meşgul eder hale geldi. Bu ekonomiye ayak uydurmak beyleri de zorlamaya başladı. Eğer çarşaf daha yaygın hale gelse, yani tüm nur talebeleri risalelerdekine ittiba etsek o zaman her hanım maddeten de manen de kendi mahremiyet alanında kalır, tam setr olmuş olurdu.
İnşallah bundan sonra daha ziyade çarşafı sevmeye, taraftar olmaya, giymeye, gençlere giydirmeye muvaffak oluruz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...