Block title
Block content

"Aklımız yüz derece fazla olsa idi yine sadece bu davaya sarf etmek lazım ve elzemdir." cümlesi ile "Kafirler dünyanın imareti için halk olunmuş." cümlesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainatta iki türlü şeriat vardır. Birisi; Allah’ın kelam sıfatından gelen ve vahiy ve peygamberler vasıtası ile insanlığa gönderilen dinlerdir. Bu şeriatın asıl muhatabı insanlıktır. Bu şeriata uymak, yaşamak ve hayatları ile aksettirmek, insanların görev ve vazifesidir.

Diğer şeriat ise; Allah’ın irade ve kudret sıfatından gelen tekvini şeriattır. Yani kainata konulmuş bütün kanun ve adetullahlardır. Çekirdeğin bir sistem ile çatlayıp büyümesi, yıldızların hassas bir şekilde yörünge içinde hareket etmeleri, bütün canlıların hayat şartlarının ve rızıklarının mükemmelen tanzim ve tedbir edilmesi, hepsi irade sıfatından gelen şeriatın meseleleri ve hükümleridir.

İşte nasıl kelam sıfatından gelen dinin hükümlerine uymak, insanların ve cinlerin görev ve vazifesi ise; şu irade sıfatından gelen fıtri ve tekvini şeriata da uymak, yine bütün insanların ve cinlerin görev ve vazifesidir. Dine uymayanların ekserisi ahiret hayatında ceza çekerler; ama fıtri şeriata, yani kainatın bilimsel yasalarına uymayanlar, peşinen cezasını bu dünyada fakir ve zelil olarak çekerler. Bu Mümin olsun kafir olsun fark etmez. Kainattaki adet ve kurallara uymayanların, peşinen zelil ve hakir olmaları; Allah’ın değişmez bir kanunudur.

Kainatın maddi şeriatına uymak, her insan üzerine farzdır. Bunların terki ve başkalarına havalesi kabil değildir. Burada Üstad'ın ifadesi; kafirlerin bu dünyada çalışmaları ve neticelerini görmeleri sadece kısa dünya hayatına mahsus demek istiyor, yoksa onlar çalışıp keşfetsin biz de bakalım demiyor.

Maalesef Müslüman dünya; Kur’an ve sünnet çizgisinden uzak bir hayat yaşadıkları için, bu nimetlerin keşfinde önceliği ekseri olarak kafirlere kaptırmışlardır. Bunun tek sebebi de Allah’ın tekvini ve fıtri şeriatına uymamalarıdır.

Halbuki İslam insanlara çalışmayı ve dürüstlüğü emrediyor. Demek biz bu emre yeterince özen gösteremedik, keşif hakkı kafirlerin eline geçti. Yapılacak tek şey var; Allah’ın hem İslam şeriatına hem de fıtri şeriatına sımsıkı sarılmaktır. O zaman inşallah İslam dünyası, bu makus talihini kırar ve her iki cihanda bahtiyar ve mesut bir hayat sürer.

Soruda geçen, “Aklımız yüz derece fazla olsa idi yine sadece bu davaya sarf etmek lazım ve elzemdir.” ifadesi, Risale-i Nur talebelerinin iman mesleği olan Risale-i Nurlarda sebat etmesi için söylenmiş bir sözdür. Yoksa dünyayı, çalışmayı ve bilimi terk etmek anlamında değildir. Yani Nur talebelerinin en büyük vazifesi; iman hizmetinde bulunmasıdır; sair İslami meslek ve meşreplere ayıracak vaktimiz ve gücümüz yok demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...