Block title
Block content

"Âl-i Beytin efradı ise, itikad ve iman hususunda sairlerden çok ileri olmasa da yine teslim, iltizam ve tarafgirlikte çok ileridedirler. Çünkü İslâmiyete fıtraten, neslen ve cibilliyeten taraftardırlar. Cibillî taraftarlık zayıf ve şansız, hattâ haksız da olsa bırakılmaz." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İman ve hidayet olmadan bu fıtri yakınlık ve yatkınlık tek başına fayda vermiyor. Peygamber Efendimiz (asm)'in amcasında iman olmadığı için, bu özelliğin de bir anlamı kalmıyor. Burada esas olan iman ve hidayet olduktan sonra bu özelliğin artı bir değer katmasıdır ki Üstad'ın işaret ettiği nokta burasıdır.

Yani burada mukayese edilen husus Ehl-i beyt'in bir ferdi ile diğer sağlam bir mümin arasındadır. Ehl-i beyt'ten olan bir ferdin soydan gelen bir imtiyazı ve üstünlüğü olduğu gibi, sağlam müminin de ona olan imtiyaz ve üstünlükleri olabilir.

İman konusunda çok ileri olan bir mümin, iltizam ve tarafgirlik hususunda kendinden çok aşağı makamda olan bir Ehl-i beyt ferdine yetişemeyebilir. Burada vurgulanmak istenen nokta burasıdır. İman konusu şahsi ve ferdi bir mesele iken, bir cemaat ya da nesle aidiyet hususu sosyal ve toplumsal bir meseledir. Birisi çok iyi bir cemaat elamanı olduğu halde, imanı o kadar sağlam olmayabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1940 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...