Block title
Block content

"Alem çarşısında dizilmiş ve zeminin yüzüne serpilmiş bütün nimetlerin ilânâtıyla hamd ve medhinizi bildiriyorlar." On Birinci Söz'de geçen; "nimetlerin şükür ve hamdetmesi" nasıl oluyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Senin hak şükrünü nasıl eda edebiliriz? Sen öyle şükre lâyık bir meşkûrsun ki, bütün kâinata serilmiş bütün ihsânâtın açık lisan-ı halleri, şükür ve senânızı okuyorlar. Hem, âlem çarşısında dizilmiş ve zeminin yüzüne serpilmiş bütün nimetlerin ilânâtıyla hamd ve medhinizi bildiriyorlar. Hem, rahmet ve nimetin manzum meyveleri ve mevzun yemişleri, Senin cûd ve keremine şehadet etmekle, Senin şükrünü enzâr-ı mahlûkat önünde ifa ederler."(1)

Nimet ve ihsanların Allah’ı hamdetmesi, ilan ve neşir noktasındandır. Bir elmanın vücut bulup güzel tadı ve kokusu ile insanları şükre sürüklemesi elma nimetinin fıtri bir şükür ve hamdıdır diyebiliriz. Evet nimetler içinde öyleleri var ki hamd sancağını bütün kainata yayma niyeti ile kesretle çoğalmak ve yayılmak istiyorlar.

Üstad Hazretleri bu hakikate şu şekilde işaret ediyor:

"Fâtır-ı Hakîm, onların mânevî dualarını kabul edip ki, bir taifenin tohumlarına kıldan kanatçıklar verir; her tarafa uçup gidiyorlar, taifeleri namına esmâ-i İlâhiyeyi okutturuyorlar (ekser dikenli nebâtat ve bir kısım sarı çiçeklerin tohumları gibi)."

"Ve bir kısmına da, insana lâzım veya hoşuna gidecek güzel et veriyor, insanı ona hizmetkâr edip her tarafa ekiyor. Bazı taifelerine de, hazmolmayacak sert bir kemik üstünde hayvanlar yutacak bir et veriyor ki, hayvanlar onu çok taraflara dağıtıyorlar. Bazılara da çengelcikleri verip her temas edene yapışıyor; başka yerlere giderek taifesinin bayrağını dikerler, Sâni-i Zülcelâlin antika san'atını teşhir ediyorlar. Ve bir kısmına da -acı düvelek denilen nebâtat gibi- saçmalı tüfek gibi bir kuvvet verir ki, vakti geldiği zaman onun meyvesi olan hıyarcık düşer, saçmalar gibi birkaç metre yerlere tohumcuklarını atar, zer' eder, Fâtır-ı Zülcelâlin zikir ve tesbihini kesretli lisanlarla söylettirmeye çalışırlar. Ve hâkezâ, kıyas et."(2)

Burada bitki türlerinin tohumlarını alemin dört bir tarafına nasıl neşrettikleri izah ediliyor. Bazı bitki türleri kıl gibi ince kanatçıkları ile uçarak etrafa yayılıp neslini ve türünü değişik yerlere yayıyor. Bazı bitki türleri de güzel ve lezzetli oldukları için hem ticari amaçlı hem de gıdalanmak maksadı ile insanlar tarafından alemin dört bir tarafına dağılıyorlar. Bazı bitki türleri de hazmedilmeyecek kadar sertlikte ve dayanıklılıktadırlar ki, bunlar hayvanlar tarafından yutuluyor, sonra o hayvan hazmedilmeyen tohum kısmını başka yere taşımış oluyor.

Belgesellerde bu hayret verici yayılma şekilleri çokça işlenmektedir. Allah bitki türlerini etrafa yaymak için çok değişik metotlar yaratmıştır. Yukarıda zikredilen dört tanesi bunlara dört misal ve örnektir. Bitkilerin iştahlı ve istekli bir şekilde yayılma görüntüleri ve arzuları, Allah’ın isim ve sıfatlarını aleme göstermek ve ilan etmek içindir. Hikmet müsaade etse, âdeta dünyanın her tarafını tevhit namına istila etme kabiliyetindeler.

İşte nimetlerin bu ahvali bir cihetle şükür ve hamd makamıdır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Birinci Söz

(2) bk. a.g.e., Yirmi Dördüncü Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.360
Word indir Pdf indir
Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...