Block title
Block content

"Alem-i melekût ve ervahta, ölmüş, vefat etmiş insanların ervâhı pek çok kesretle vardır ve bizimle münasebettardırlar." cümlesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İKİNCİ MENBA: Âfâkîdir. Yani, mükerrer müşahedat ve müteaddit vakıat ve kerrat ile münasebattan neş'et eden bir nevi hükm-ü tecrübîdir. Evet, tek bir ruhun bâdelmemat bekası anlaşılsa, şu ruh nev'inin külliyetle bekasını istilzam eder. Zira, fenn-i mantıkça kat'îdir ki, zâtî bir hassa birtek fertte görünse, bütün efratta dahi o hassanın vücuduna hükmedilir. Çünkü zâtîdir. Zâtî olsa her fertte bulunur. Halbuki, değil bir fert, belki o kadar hadsiz, o kadar hesaba, hasra gelmez müşahedâta istinad eden âsâr ve beka-i ervâha delâlet eden emârat o derece kat'îdir ki, bize nasıl Yeni Dünya, yani Amerika var ve orada insanlar bulunur, o insanların vücutlarına hiç vehim hatıra gelmez; öyle de, şüphe kabul etmez ki, şimdi âlem-i melekût ve ervahta, ölmüş, vefat etmiş insanların ervâhı pek çok kesretle vardır ve bizimle münasebettardırlar. Mânevî hedâyâmız onlara gidiyor; onların nuranî feyizleri de bizlere geliyor."(1)

Şu içinde yaşadığımız maddi ve cismani alem, manevi ve uhrevi alemlerin üzerinde ince ve tenteneli bir perde gibidir. İman ve hidayetin dikkati ile bakıldığında, o alemleri seyretmek ve orada yaşayanlar ile iletişime geçmek gayet makul ve caridir. Milyonlarca evliya ve asfiya o alemler ve sakinleri ile iletişim kurmuşlardır. Bu kati ve inkar edilmesi kabil olmayan bir haber hükmüne geçmiştir. Nasıl ki, hiç gitmediğimiz ve görmediğimiz bir Afrika ülkesini gidenlerin ve görenlerin var demeleri ile kabul ediyor ve tereddüde düşmüyor isek, aynı şekilde, hayatlarında zerre kadar yalan ve hilaf bulunmayan milyonlarca sadık ve müstakim alim ve evliyaların gördükleri ve görüştükleri alemleri ve sakinlerini inkar etmek ya da tereddüde kapılmak akıl karı olmasa gerek.

Maddi alem perdesi altındaki melekut aleminin sakinleri, maddi alemi sürekli seyrediyor ve münasebet içindedirler. Aynı şekilde kalp ve ruhları iman ve ibadet terbiyesi ile nuraniyet kazanan evliya ve alimler de o alemleri ve sakinlerini görüp görüşüyorlar ve münasebet içindedirler. Hatta avam Müslümanlar ve insanlar da rüya ve telepati yolu ile o ruhaniler ve meleklerle bir cihetle münasebet kurabiliyorlar.

Ölmüş insanların ruhlarının cuma gecelerinde ailelerini ziyaret ettiğine dair rivayetler de mevcuttur. Nasıl telefonla dünyanın bir ucundaki adamla konuşmak mümkünse, aynı şekilde manevi telefonlarla manevi alemlerin sakinleri ile konuşmak ve görüşmek pekala mümkündür. İkisi arasında fazlaca bir fark yoktur.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2245 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...