ÂLEM-İ MÜLK VE MELEKÛT

DIŞ VE İÇ ÂLEMLER

Bir kâğıda, rengi itibariyle beyaz, şekli yönüyle dikdörtgen dememiz gibi, birbirinin aynı olan bir kısım âlemleri de ana özellikleri itibariyle ayrı isimlerle yâd ederiz.

Nur’larda geçen "Her şeyin dışına mülk, içine ise melekût denir." ibaresinden öğrendiğimize göre, şu görünen şehadet âlemi, aynı zamanda “mülk” âlemidir. Emir âlemi, melâike âlemi, âhiret âlemi gibi görünmeyen âlemler de “melekût” ile ifade edilirler.

Bazı âlimlerimiz insanın bedeninin mülk, ruhunun ise melekût olduğunu ifade ederken, diğer bir kısmı bedenin görünmeyen organlarını da melekût olarak kabul ederler.

Buna göre, "Her şeyin melekûtu O’nun elindedir." mealindeki âyet-i kerimeyi iki şekilde anlayabiliyoruz.

Birinci mâna: Her şeyi idare eden görünmez kanunlar, sistemler, emirler hep Allah’ın kudretindedir ve O’nun takdiriyle vazife görürler; bedeni idare eden ruh gibi.

İkinci mâna: Hiçbir mahlûk kendi iç âlemine güç yetiremez. Bizim içimizi de, hayvanın içini de, ağacın içini de, denizin içini de, hep Allah idare etmektedir...

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...