Block title
Block content

"Âlem-i şehadetten olan kafadaki hardal kadar kuvve-i hâfıza âlem-i manadan bir kütübhane kadar vücudu içine alır. Ve âlem-i haricîden olan tırnak kadar bir âyine, vücudun âlem-i misal tabakasından koca bir şehri içine alır." izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mana alemi maddi aleme göre daha hafif daha belirsiz daha az rasih oluyor; bu yüzden beyindeki tırnak ucu kadar et parçası mana aleminden yüzlerce kitabı kütüphaneleri içine alabiliyor.

Aynı şekilde maddi aleme ait olan küçük bir ayna, maddi aleme oranla daha hafif daha belirsiz daha az rasih olan hayal aleminden koca bir şehri içine alabiliyor.

Alemler ve varlıklar arasında sağlamlık ve kararlılık açısından hiyerarşik bir yapı bulunuyor. Maddi alem nasıl ahiret aleminin yanında daha sönük daha az sağlam daha hafif kalıyorsa, maddi alemin altında kalan alemler de maddi aleme göre daha hafif daha kararsız daha altta oluyorlar. Bu açıdan bakıldığında, alem-i misal ile alem-i mana maddi aleme oranla daha altta alemler oluyorlar.

Bu sebeple maddi aleme ait az bir varlık formu, alem-i mana ve misale ait çok varlık formlarını içine alıp yutabiliyorlar. Eğer maddi alemle mana alemi eşit ağırlıkta ve eşit seviyede olmuş olsalardı, o zaman tırnak ucu kadar olan hafızaya değil kütüphaneleri sığdırmak, küçük bir kitabı bile sığdıramazdık.

Rütbeleri eşit olan iki asker nasıl birbirine galip gelip hükmedemiyorsa, eşit seviyede olan alemler de birbirlerini yutamaz ve kapsayamazlar. Ama bir astsubay ya da çavuş rütbesiz bin askere hükmeder, çünkü rütbeleri eşit değildir. Tırnak ucu kadar olan hafıza, mana aleminin çavuşu gibi olduğu için kütüphaneleri bile içine alabiliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Onuncu Kelime | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 312 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Adem68474

Vücudun rusuh-ü tam kazanmasını izah edermisiniz, şartları nelerdir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Yaratılmış varlıkların en son varabileceği vücut mertebesi, ruhun da derece-i hayatı olan tam nuraniyet makamıdır. Bu makama erişen birisi zaman ve mekanın hantal kayıtlarından azade olacağı gibi, aynı anda nuraniyet sırrı ile bir çok işleri de yapabilir. Bu makama erişen birisinin bir işi diğerine mani olmaz.
Mesela, aynı anda binlerce zevki tadar binlerce dostu ile konuşur ve binlerce ahbabı ile görüşebilir; mekan ve zaman bu makamda olan birisini sınırlandırıp kayıt altına alamaz. Bu makama dünya hayatında da ulaşmak mümkündür, ama âdetullah gereği bu harika vasıflar her daim cari olamaz. Bast-ı zaman, tay-yı mekan kavramları tam nuraniyet makamına erişmiş veli zatların zaman zaman sergiledikleri kerametlerdendir. 
Cennet hayatında vücutlar bu makamda olacaktır. Tabi herkes derece ve makamına göre buna mazhar olacaklar. Varlığın en mükemmel ve en rasih kıvamı cennette standart halinde olacak dünya da ise ruhu nuraniyet kazanmışlarda bulunuyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474
Maddi alemden az bir şey mana aleminden çok şeyi içine alabiliyor.Bu hakikatı Cenabı Hakk noktasında Nasıl düşünmek gerekir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Allah maddeden münezzeh ve varlık açısından da mutlak kemalde olduğu için onun bir emri bütün yaratılmış varlıklarda müsavi olur. Yani bir atomu yaratması ile bütün kainatı yaratması eşit olur bir işi görmesi ile bütün işleri görmesi müsavi olur. Artık makam, mertebe, zorluk ve kolaylık mefhumları kalkar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...