Alemin tılsımını açan ve beşer ruhunu zulümattan kurtaran Kelime-i Tevhid olduğu ifade ediliyor. Ancak diğer iman hakikatleri ve özellikle Efendimizle (a.s.m) ilgili itikad boyutu zikredilmiyor. Bunu nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir önceki Söz'de Allah’a ve ahirete imanın kâinatın tılsım-ı muğlakını açtığı kaydedilmişti. Esas olan Allah’a imandır.

“Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim (bilinmeye muhabbet ettim) de mahlûkatı var ettim.” hadis-i kudsîsi bunu en güzel şekilde ortaya koymaktadır. Ondan sonra ahirete iman geliyor. Hadiste geçen “bilinme” mânası en kâmil manasıyla insana bakıyor. İnsan Allah’ı bildikten sonra ebediyen yokluğa mı atılacaktır? Ahirete iman bu sualin cevabını veriyor ve bu müşkülü hallediyor.

Peygamberler Allah’ın elçileridir. Allah’a nasıl iman edileceğini ve O’nun razı olduğu bir hayatın nasıl olacağını tâlim ederler. Ve insanlara ebedî saadetin yolunu gösterirler.

“Bütün ervah ve kulûbün dalaletten neş'et eden ızdırabat ve keşmekeş ve ızdırabattan neş'et eden manevî elemlerden kurtulmaları), birtek Hâlık'ı tanımakla olur. Bütün mevcudatı, birtek Sâni'a vermekle necat buluyorlar, birtek Allah'ın zikriyle mutmain olurlar.” (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Birinci Pencere)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

çekirdek
"O iki yol başında ciddî bir adamı gördüler. Ondan sordular: “Hangi yol iyidir?” O dahi onlara dedi ki: “Sağ yolda kanun ve nizama tebaiyet mecburiyeti vardır. Fakat o külfet içinde bir emniyet ve saadet vardır. Sol yolda ise serbestiyet ve hürriyet vardır. Fakat o serbestiyet içinde bir tehlike ve şekavet vardır. Şimdi intihaptaki ihtiyar sizdedir.” cümlesi risalete de işaret ediyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...