Block title
Block content

Allah, hariçte olan veya -haşa- kendisinin yaratmadığı bir şeye tanıttırmıyor ki kendini! Kendi yarattığı, ihsanlarda bulunduğu insanlara cemalini göstermeyi murad ediyor. Nasıl anlayabiliriz?

 
Soru Detayı:

Allah'ın kendi kurduğu bir düzende, kendisinin yarattığı mahluka, kendini göstermek ve tanıttırmak istemesi nasıl açıklanabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan neden aynaya bakıp haz duyar, oysa aynada kendinden başka birisi bulunmuyor. Ya da ressam kendi yaptığı tabloyu en iyi kendi bildiği halde, neden kendinden daha az bilenlere sergilemek istiyor. Çünkü mesele tabloyu kendisinin iyi bilmesi değil, başkasının istihsan ve takdir etmesidir.

Kendi cemalini, kendi eserini, kendi sanatını, kendi kemalini aynalar vasıtası ile seyretmek ayrı bir lezzet ayrı bir şuunattır. Yani Allah, cemal ve kemalini mahlukat aynalarında önce görmek sonra göstermek istiyor. Görmesi de göstermesi de ayrı bir lezzet-i mukaddes, keyf-i münezzehtir.

İnsanı Allah’ın yaratması, insanın takdir ve tahsinini değersiz ve anlamsız kılmıyor.

Kendi yaptığımız bir robot bize övgüler sunsa bizim kemal ve cemalimizi müthiş analizler ile alkışlayıp sevgi gösterisin de bulunsa sanatkar damarı ile bu çok hoşumuza gider. "Bu robotu ben yaptım dolayısı ile övgü ve sevgi gösterisinde bulunmasının bir anlamı yok." deyip üzülmeyiz. Yani görmek ve göstermek istemek, akıl ve mantık ölçülerinden ziyade, muhabbet ve sanat özellikleri ile ilgili bir durumdur.

Düşünsene bir eser yapmışsın, bu eser senin için ağlıyor, gülüyor, konuşuyor, düşünüyor, seviyor, senin için sabrediyor, sana tevekkül ediyor, sana perestiş ediyor, seni övüyor, seni büyük görüyor, seni takdir ediyor, sana bin bir duygu ile yöneliyor vesaire. Üstelik bu eser, bütün bunları kendi tercih ve iradesi ile yapıyor. Çünkü tersi de olabilir inkar, isyan, günah gibi...

Sorunuzda insanı edilgen ve pasif bir oyuncak gibi tasvir ediyorsunuz, ama durum hiç de öyle değil. İnsan şu kainatın küçültülmüş bir özeti ve muazzam duygu ve kabiliyetler ile donatılmış iradeli ve etken bir varlığıdır. Üstelik her bir insan da birbirinden farklı bir alemdir. Ve o alemin iman ve ibadet rengi de birbirinden değişiktir.

Allah’ın böyle bir sanata yani insana kendini tanıttırmak istemesi kadar mantıklı ve doğal bir durum olamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

prens

Yaratılan bir şey ontolojik olarak kendi yaratanından yabancılaşarak var olur.

İnsanların kendi elleri ve estetik derinlikleri ile yaptıkları sanat eserleri buna güzel bir misaldir.

Her ne kadar köken sanatçı olsa da eseri bağımsız bir karaktere sahip olduğu için diğer gözlemciler tarafından farklı yorumlanabilmektedirler.

Bu nedenle hermeneutik açıdan eser, sanatçısı ile gözlemcisi arasında ara bir bölgede bulunur. Gözlemci sanatçı ile eserin bu bağımsız doğası üzerinde karşılaşabilir. 

Bunun gibi ilahi sanat olarak insan da sanatkârından bağımsızlaşarak var olur. Nitekim insandaki irade bunun en güzel göstergesidir.

Dolayısıyla yalnızca bu sorunun (sorgulamanın) sorulabilmesi bile yaratılmış bir varlık olarak insanın bağımsız iradesini göstermektedir.

Bu durumda kölelere zorunlu olarak kendini tanıtma gibi bir olgudan bahsedilemez. 

İlahi sanat insan üzerinden kendi ötekisini yaratmış ve bu ötekiye kendini tanıtmıştır. 

Nitekim;
- Allah ölümsüz, insan ise ölümlüdür.
- Allah, rızık veren insan ise rızıklanandır.
- Allah mükemmel insan ise noksandır.
- Allah mutlak bilen insan ise öğrenmeye muhtaç cahildir.
- Allah mutlak gören ve işiten insan ise sınırlı gören ve işitendir.
- Allah mutlak ben’e sahip olan insan ise izafi benliğe sahip olandır.

Tüm bu zıt sıfatlarıyla beraber insan irade ve tercih gücüne sahip olmakla Allah’ın ötekisi olur.

Mutlak olanın ötekisi kayıtlı ve sınırlı olandır. Gerçekten var olanın ötekisi gölge var oluştur.

İman ve marifet sahibi olan insanlar bu ötekinin, kayıtlı ve sınırlı olanın mutlak ve mükemmel olan hakkındaki kesin yargısını ortaya koymuşlardır. 

İnkâr ehli olanlar ise mükemmellik ve güzellik üzerine olan bu tanıtımı ret ederek, çirkinlik ve görece yokluk üzerine bir tanımada bulunmuşlardır.

İnsanların ebedi hayatları bu tanıma üzerine gerçekleşecektir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...