Block title
Block content

"Allah'ı bilmeseler de, kemâlâta medar olacak bazı güzel hasletler bulunabilir." ifadesini yorumlar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Madem ehl-i iman ve taat, göz önünde gördüğü kabri bir hazine-i ebediyeye, bir saadet-i lâyezâlîye kendisi hakkında bir kapı olduğunu ve o ezelî mukadderat piyangosundan milyarlar altın ve elmasları kazandıracak bir bilet dahi iman vesikasıyla ona çıkmış; her vakit "Gel, biletini al" diye beklemesinden, derin, esaslı, hakikî lezzet ve zevk-i mânevî öyle bir lezzettir ki, eğer tecessüm etse ve o çekirdek bir ağaç olsa, o adama hususî bir cennet hükmüne geçtiği halde, o zevk ve lezzet-i azîmeyi terk edip, gençlik saikasıyla, o hadsiz elemlerle âlûde zehirli bir bala benzeyen sefihâne ve heveskârâne, muvakkat bir lezzet-i gayr-ı meşruayı ihtiyar eden, hayvandan yüz derece aşağı düşer. Ecnebî dinsizleri gibi de olamaz. Çünkü onlar Peygamberi inkâr etseler, diğerlerini tanıyabilirler. Peygamberleri bilmeseler de Allah'ı tanıyabilirler. Allah'ı bilmeseler de, kemâlâta medar olacak bazı güzel hasletler bulunabilir."

"Fakat bir Müslüman, hem enbiyayı, hem Rabbini, hem bütün kemâlâtı Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm vasıtasıyla biliyor. Onun terbiyesini bırakan ve zincirinden çıkan, daha hiçbir peygamberi (a.s.) tanımaz ve Allah'ı da tanımaz ve ruhunda kemâlâtı muhafaza edecek hiçbir esasatı bilemez. Çünkü, peygamberlerin en âhiri ve en büyükleri ve dini ve daveti umum nev-i beşere baktığı için ve mucizatça ve dince umuma faik ve bütün nev-i beşere bütün hakaikte üstadlık edip on dört asırda parlak bir surette ispat eden ve nev-i beşerin medar-ı iftiharı bir zatın terbiye-i esasiyelerini ve usul-ü dinini terk eden, elbette hiçbir cihette bir nur, bir kemal bulamaz. Sukut-u mutlaka mahkûmdur."
(1)

Burada asıl mukayese edilen husus, mürtet ile dinsiz arasındaki farktır. Mürtet, bütün mükemmel şeyleri en mükemmel olarak, en mükemmel Peygamber (asm)'in terbiyesinde tanıdığı, bildiği için, artık irtidat ile bu mükemmel terbiyeden çıksa, ondan daha iyisini ve mükemmelini bulamayacağı için insanlıktan da çıkar. Artık  insani ve kemala medar bir dayanak kendi ruhunda bulamaz, muzır bir haşarat derecesine düşer. 

Ama dinsiz, bozuk ve tahrif edilmiş bir dini terk ettiği için, ondan daha iyisi olan İslam’ı bulabilir. Bulmasa da fıtratı mürtedinki gibi kokuşmadığı, insanlığı bozulmadığı için, insanlığın faydasına olan işlerde kendini istihdam edebilir. Nitekim bir çok faydalı ve sosyal içerikli kurum ve kuruluşlar bu dinsizler tarafından tesis edilmiştir.

Bunun en güzel ve somut örneği Türk solu ile Avrupa solunun arasındaki farktır. Türk solu kalite ve kemalat bakımından Avrupa solunun fersah fersah altındadır. Avrupalı bir solcu, demokrat ve insan haklarına saygılıdır, hatta sosyal adaletin temini için çırpınır. Ama Türk solu fesat yuvası gibi sürekli arıza çıkarır. Sürekli baskıcı ve insan haklarını yok sayan bir tavır içindedir.

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

nisaiye
Allah razı olsun! Bu kadar güzel ifade edilmeye de başka ne denir bilmiyorumki...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...