Block title
Block content

Allah'ın adı ile hareket eden; şakîlerin şerrinden kurtulup hâcâtını tedarik edebilir deniliyor. Besmele çekip, dua etmeme rağmen patronumun taahhüt ettiği maaşı bile isteyemiyorum. Nasıl düşünmeliyim?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağaçlar, çiçekler, böcekler, dağlar, ovalar, denizler, yıldızlar vesaire, hep Allah’ın adı ile hareket ettikleri için, o muazzam vazifelerin altından kalkabiliyorlar.

Yoksa nazik ve nahif bir bitki kökünün taşı yarıp geçmesini başka bir sebeple izah etmek mümkün değildir. Ya da yıldızların boşlukta muazzam bir ölçü ve denge ile milyonlarca yıl yörüngesinden zerre kadar sapmadan dönebilmesini başka bir sebeple izah edemezsin.

İnsanın beden, davranış ve hayatında da benzer bir durum geçerlidir. Yani insanın görmesini, işitmesini, koklamasını, tat alabilmesini vesaire muazzam özelliklerini öyle on yirmi gramlık et parçalarına indirgemek ve ondan bilmek mümkün değildir. Yani göz Allah adı ile görebilir, kulak Allah’ın izni ile duyabilir dil Allah’ın tasarrufu ile tadıp konuşabilir...

Bu kanun, yani Allah adı ile hareket etme esası, bütün kainatı baştan sona kadar ihata etmişken ve biz bunun tefekkür ile gözlemlerken, acaba bu konu da istisna olabilir mi gibi imkansız ve yersiz bir vehme kapılmak hamakat olur.

Bu manayı anladıktan sonra, şu noktayı da akılda tutmak gerekiyor. İnsan bu dünya hayatında büyük bir imtihandan ve testten geçiyor. Bu yüzden insanın her istediğinin her duasının, her talebinin aynı ile kabul görmesi ve verilmesi mümkün değildir.

Mesela, Allah’ın Şafi ismi üzerimde tecelli etmek için bana bir hastalık verdi, ben de hemen dua ile bu hastalığı kaldırdım; o zaman Şafi isminin mana ve hükmü ne üzerimde tecelli etme imkanı bulur ne de ben bu ismi idrak etmiş olurum. Bu yüzden Allah insanın her duasını hemen ve aynı ile kabul etmiyor, hikmetine uygunluk durumuna göre değerlendiriyor. Biz bu istisna duruma bakıp -haşa- "Bismillah işe yaramıyor." diyemeyiz.

Yani Allah adına hakaret etmek demek, her arzu ve istediğimizin anında ve sebepler üstü bir şekilde gerçekleşmesi anlamına gelmiyor. Patronun da sen de büyük bir imtihan içindesiniz. Patronun sözünü tutmadığı için mesul, sen de mağdur olma durumuna sabredip etmeme noktasında mesulsün.

Kainatın hâl diline bakarak "Neden benim hayatımdaki bütün ahval ve şerait, böyle birebir harika ve muazzam olmuyor." diye bir serzenişte bulunamayız. Çünkü biz terakki ve tedenniye medar büyük bir imtihanın içindeyiz. İmtihan ortamında da işler mucize ve harikulade şeklinde değil sebepler ve hikmetler içinde cereyan eder. Emin ol, Allah’ın tasarrufu bir an üzerimizden çekilse ne patron kalır, ne de maaş!..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...