Block title
Block content

Allah´ın isimlerinin tecellilerini daha üst seviyede idrak etmek ve marifet ufkunun enginleşmesi için "tenteneli perde"nin aralanmasını arzulamak ihlas sırrına muhalif midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, insanın şu kainata gönderilmesinin en birinci sebebi ve en önemli vazifesi, Allah’ı isim ve sıfatları ile tahkiki bir şekilde tanımaktır. Yani marifetullahtır. Bu hususta insan ne kadar derinleşirse o kadar makbul olur. Perdenin aralanmasını arzulamak ihlasa mugayir bir şey değildir. Tam aksine, ihlasın gereğidir. Zira İhlasın madeni ve özü tahkiki iman ve marifete bakıyor.

İhlas risalesinde geçen şu cümle, bu kanaatimizin kaynağıdır:

“İman-ı tahkikînin kuvvetiyle ve marifet-i Sânii netice veren masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemeât ile bir nevi huzur kazanıp, Hâlık-ı Rahîmin hazır, nâzır olduğunu düşünüp, Ondan başkasının teveccühünü aramayarak, huzurunda başkalarına bakmak, medet aramak o huzurun edebine muhalif olduğunu düşünmekle o riyâdan kurtulup ihlâsı kazanır.”(1)

İkincisi, bu aralamayı istemek, harika ve keramet tarzı değil, marifet ve tahkik tarzı olmalıdır. Zira Nur mesleği tarikattan ziyade hakikattir, tahkik ve tefekkür esastır. Bir Nur talebesi zaten tahkiki iman dersleri ile o perdeyi aralıyor. Bu aralamanın inkişafı için çabalamak güzel ve makbuldür.

Üçüncüsü, ihlas ve samimiyet ilmin bir neticesi ve meyvesidir. Bu yüzden ilim ve tefekkür ihlasın mukaddemesidir. Mukaddeme geçilmeden ihlasa ulaşılmaz.

Üstad Hazretleri İhlas Risalesi'nin başındaki hadis ile bu manaya şu şekilde işaret ediyor:

"İnsanlar helâk oldu-âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu-ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu-ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar."(2)

Hadisten de anlaşılacağı üzere ihlas, ilim ve amelin bir neticesi, bir meyvesi hükmündedir. İlim ve amel eleği geçilmeden, ihlasa ulaşmak olmaz. Ama buradaki ilim ve amel insanların seviye ve idrakine göre farklılık arz eder, yani izafidir.

Mesela, Üstad Hazretlerinin de, onun talebelerinin de ilmi vardır. Bu, hadiste kast edilen ilim  en yüksek ilim değil, her insanın kapasitesine uygun olan bir ilimdir.Yani kim olursa olsun, önce ilim basamağını, sonra amel basamağını ve en sonunda da ihlas basamağını çıkıp maksuda ulaşabilir. Yoksa; ilim, amel ve ihlas üçlüsünü parçalamak ve ayrıştırmak mümkün değildir. Hiç ilmi olmayan kişi amel edemez, amel edemeyen de  ihlasa erişemez. Öyle ise maddi perde tefekkür ile delinir ve ihlasa bu yolla gidilir.

Dipnotlar:

(1) bk.Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a.
(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Düstur | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3151 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...