Block title
Block content

Allah'ın, kendi sıfatlarını bizlere öğretmesindeki sebep nedir? Allah'ın sıfatlarını neden öğreniyoruz; bunları bilmek bizim için ne kadar önemlidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın isim ve sıfatlarını bize göstermesini ve öğretmesini gerektiren sebep; sonsuz cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesidir. Bu yüzden mevcudatı ayna şeklinde yapıyor ve bu aynada her bir sıfat ve isminin sanatını icra ediyor. Önce ayna üstünde icra ettiği sanatını kendi Uluhiyet nazarı ile seyrediyor. Ve  daha sonra da seyirci nazarlar yaratıp onlara seyrettiriyor.

Bu seyretme ve seyrettirme işinde Allah zatına münasip bir lezzeti mukaddese ve memnuniyeti münezzehe alıyor. Üstat buna "Şuunat-ı Zati", yani "Zatında bulunan mukaddes haletler" diyor. İşte bütün kainattaki faaliyet ve hareketin temelinde bu şuunatlar var. Tabiri caiz ise, nasıl bir ressam, resimlerini seyretmek ve seyrettirmekten keyif duyarsa, Allah da isim ve sıfatlarının mevcudat aynasındaki icralarını seyir edip, seyrettirmekten, mahiyetini bilemediğimiz bir keyif ve lezzet alıyor. İşte bu yüzden isim ve sıfatlarını görmek ve göstermek istiyor. Üstat bu manaya şu şekilde işaret ediyor: 

"O hikmetin birinci şubesi şudur ki: Faaliyetin her nev'i, cüz'î olsun küllî olsun, bir lezzet verir. Belki her faaliyette bir lezzet var. Belki faaliyet ayn-ı lezzettir. Belki faaliyet, ayn-ı lezzet olan vücudun tezahürüdür ve ayn-ı elem olan ademden tebâud ile silkinmesidir."

"Evet, her kabiliyet sahibi, bir faaliyetle kabiliyetinin inkişafını lezzetle takip eder. Her bir istidadın faaliyetle tezahür etmesi, bir lezzetten gelir ve bir lezzeti netice verir. Her bir kemal sahibi, faaliyetle kemâlâtının tezahürünü lezzetle takip eder."

"Madem her bir faaliyette böyle sevilir, istenilir bir kemal, bir lezzet vardır. Ve faaliyet dahi bir kemaldir. Ve madem zîhayat âleminde daimî ve ezelî bir hayattan neş'et eden hadsiz bir muhabbetin, nihayetsiz bir merhametin cilveleri görünüyor. Ve o cilveler gösteriyor ki, kendini böyle sevdiren ve seven ve şefkat edip lütuflarda bulunan Zâtın kudsiyetine lâyık ve vücub-u vücuduna münasip o hayat-ı sermediyenin muktezası olarak, hadsiz derecede -tabirde hata olmasın- bir aşk-ı lâhûtî, bir muhabbet-i kudsiye, bir lezzet-i mukaddese gibi şuûnât-ı kudsiye o hayat-ı akdeste var ki, o şuûnât böyle hadsiz faaliyetle ve nihayetsiz bir hallâkıyetle kâinatı daima tazelendiriyor, çalkalandırıyor, değiştiriyor."

"Sırr-ı kayyûmiyete bakan hadsiz faaliyet-i İlâhiyedeki hikmetin ikinci şubesi: Esmâ-i İlâhiyeye bakar. Malûmdur ki, her bir cemal sahibi, kendi cemâlini görmek ve göstermek ister. Her bir hüner sahibi, kendi hünerini teşhir ve ilân etmekle nazar-ı dikkati celb etmek ister ve sever. Ve hüneri gizli kalmış bir güzel hakikat ve güzel bir mânâ, meydana çıkmak ve müşterileri bulmak ister ve sever."

"Madem bu esaslı kaideler, her şeyde derecesine göre cereyan ediyor; elbette Cemîl-i Mutlak olan Zât-ı Kayyûm-u Zülcelâlin bin bir Esmâ-i Hüsnâsından her bir ismin, kâinatın şehadetiyle vecilvelerinin delâletiyle ve nakışlarının işaretiyle, her birisinin her bir mertebesinde hakikî bir hüsün, hakikî bir kemal, hakikî bir cemal ve gayet güzel bir hakikat, belki her bir ismin her bir mertebesinde hadsiz envâ-ı hüsünle hadsiz hakaik-i cemîle vardır."

"Madem bu esmânın kudsî cemallerini irâe eden aynaları ve güzel nakışlarını gösteren levhaları ve güzel hakikatlerini ifade eden sayfaları bu mevcudattır ve bu kâinattır. Elbette o daimî ve bâki esmâ, hadsiz cilvelerini ve nihayetsiz mânidar nakışlarını ve kitaplarını, hem müsemmâları olan Zât-ı Kayyûm-u Zülcelâlin nazar-ı müşahedesine, hem had ve hesaba gelmeyen zîruh ve zîşuur mahlûkatın nazar-ı mütalâasına göstermek ve nihayetli, mahdut bir şeyden nihayetsiz levhaları ve bir tek şahıstan pek çok şahısları ve bir hakikatten pek kesretli hakikatleri göstermek için, o aşk-ı mukaddes-i İlâhîye istinaden ve o sırr-ı kayyûmiyete binaen, kâinatı umumen ve mütemadiyen cilveleriyle tazelendiriyorlar, değiştiriyorlar."(1)

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

kartal1444

s.a nasıl bir ressam, resimlerini seyretmek ve seyrettirmekten keyif duyarsa, Allah'da isim ve sıfatlarının mevcudat aynasındaki icralarını seyir edip, seyrettirmekten, mahiyetini bilemediğimiz bir keyif ve lezzet alıyor. İşte bu yüzden isim ve sıfatlarını görmek ve göstermek istiyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...