Block title
Block content

"Allahu ekber diyerek ezan-ı Haşri işitip kalkacağım, Mahşer-i Ekberden çekinmem, Mescid-i Âzamdan çekilmem..." Burayı yorumlar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Siyah dutun bir meyvesi" olan şiire benzer bu nesirde Üstat, ölüme ve kabre iman nazarı ile bakıyor. Yani iman bakışı ile bakıldığında ölüm yokluk ve hiçlik değil, kabir ise karanlık bir çukur ve vahşet yatağı değildir diyor. Mevte, ecele dost bakarım, sen gibi korkmam.

"Kabre gülerekten girerim, sen gibi ürkmem."

Bu ifadelerle mümin ile kafir arasındaki farkı gösteriyor.

"Allahu Ekber diyerek Ezan-ı Haşri işitip kalkacağım, mahşer-i ekberden çekinmem, Mescid-i A'zamdan çekilmem."(1)

Burada ise öldükten sonra, benim çürümüş ve dağılmış bedenimi yeniden ihya ve inşa edecek büyük ve kudreti her şeye kadir olan Allah vardır, deyip acaba benim şu dağılmış cesedimi nasıl ve kim tekrar iade edebilir endişesine mahal yoktur, demek istiyor. Allahu ekber kelimesinde bu nükte var.

Ezan-ı haşri ise,
İsrafil (as) sura üflemesi ile dağılmış ve çürümüş bütün cesetlerin yeniden dirilmesine kinayedir. İsrafil (as)’in sura üflemesi ile bütün cesetler ikinci dirilişle hayat bulup mahşer meydanında hesap için toplanacaklardır. Ben iman nazarı ile bu hadiselerden çekinmem, bilakis büyük bir lezzet alırım, diyor Üstat.

Mescid-i Azamdan çekilmem derken, iman ve ibadet vazifemi asla bırakmam, diyor. Zira diriliş hesap içindir. Hesap da iman ve amale bakar. Bu yüzden aralarında kati gereklilikler var. Bu gerekleri yapmak her insanın temel görevidir.

(1) bk. Sözler, On Yedinci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...