Block title
Block content

Altıncı Mesele'de geçen, "meşher-i âzam-ı kâinat", "ordu-yu Sübhani", "fenn-i kitabet", "fenn-i kıraat", "fenn-i hikmetü'l- eşya", "Kur'an-ı ekber-i alem" ifadelerini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Meşher-i âzam-ı kâinat: Kainat Allah’ın isim ve sıfatlarının sergilendiği büyük ve geniş bir sergi salonudur. Nasıl bir ressam, resimlerini sergi salonunda sergiliyorsa, -La teşbih- Allah da kendi hüner ve sanatlarını şu kainat salonunda sergiliyor.

Ordu-yu Sübhani: Kainat büyük bir kışla olup, dört yüz bin türü aşkın olan bitki ve havyanlar ise bu kışladaki sübhani birer ordu gibidirler. Hepsinin elbisesi, silahı, erzakı, talim ve terhisi birbirinden farklıdır. Bütün bunları şaşırmadan, karıştırmadan, zamanlı bir şekilde temin edip yaratmak Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden kati ve mucizevi delillerdir.

Fenn-i kitabet, fenn-i kıraat, fenn-i hikmetü'l-eşya: Kainat bir fen kitabı gibidir. Katibini, yani müellifi olan Allah’ı bize tanıttırıyor. İnsanlığın ortak aklının mahsulü olan fen ilimleri ise, bu kainat kitabının okunması ve kıraat edilmesidir. Evet fizik, kimya, biyoloji ilimleri kainat kitabının bir kıraat edilmesidir.

Ayrıca bu fen ilimleri eşyanın hikmet ve gayelerini bize bildiriyor ki, buna fenn-i hikmetü'l-eşya deniyor.

 Kur’an-ı ekber-i alem: Kainat, Allah’ı bize anlatan büyük bir kitaptır ki, Üstad Hazretleri bu manayı ifade etmek için kainata büyük bir Kur’an diyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...