"Amma, hadiste varid olan ki, 'Ahir zamanda beni görmeyen ve iman getiren, daha ziyade makbuldür.' mealindeki rivayet, hususî fazilete dairdir, has bazı eşhas hakkındadır. Bahsimiz ise, fazilet-i külliye ve ekseriyet itibarıyladır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fazilet-i Külliye: Genel mânadaki fazilet, hususî fazilet ise, belli bir sahadaki fazileti ve kemalatı ifa eder.

Sahabeler umumî fazilet sahibidirler. Ama daha sonra gelen büyük zatlar hususî fazilette, yani bazı sahalarda onlardan daha ileri bir makamda olabilirler.

Mesela, Abdulkadir-i Geylanî Hazretlerinin meşhur olmuş yüzlerce kerameti vardır. Ama sahabelerin bazılarının hiç kerameti olmamıştır. O, bu hususî sahada, sahabelerden daha üstün olabilir. Ama umumî fazilette sahabeler daha üstündür.

Mesela, İmam-ı Gazzali, İmam-ı Azam gibi büyük müçtehitlerin bazı hususî konularda sahabeden (her sahabeden de değil) üstün olması, küllî ve ıumumî olarak üstün olduğu mânasına gelmiyor.

“Has bazı eşhas hakkındadır.” ifadesi, bu hususî üstünlüğün her mü’min için değil müçtehid ve kutub seviyesinde olan belli mü’minler için geçerli olduğunu nazara veriyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...