Block title
Block content

"Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarı ile küfrü kabul ve tekâlif-i İlahiyeyi reddetmişlerse de teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ızdıraren kabul etmiş..." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarıyla küfrü kabul ve tekâlif-i İlâhiyeyi reddetmişlerse de, teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ıztıraren kabul etmiş bulunurlar. İşte bu itibarla, kâfirin her sıfatı ve her hali kâfir değildir."(1)

Semavi dinlerin getirdiği inanç, ibadet ve ahlak esasları, insanlığın ve insanların oluşturmuş olduğu medeniyetin temel taşları ve esasları hükmüne geçmiş. İnsanlık bu esaslar üzerinden gelişme sağlamış, bu temel kaideler ışığında sosyalleşmiştir. İnsanların çoğunluğunun semavi dinlere tam iman etmemiş olması bu gerçeği değiştirmez.

Bu yüzden semavi dinler inananlara da inanmayanlara da hem rahmet olmuş hem de medeniyet kurmalarında temel bir esas olmuştur. Bu sebeple kafirlerin her sıfatının kafir olması gerekmiyor. Kafirlerde de İslam sıfatları bulunabiliyor.

Mesela, dürüst ve doğru bir tüccarın inancı ve dini ne olursa olsun, dürüstlüğü ve doğruluğu İslam sıfatıdır.

Şayet semavi dinler gelmemiş olsa idi, insanlık hayvanlıktan vahşilikten öteye geçemeyeceklerdi. İnsanları olgunlaştırıp medenileştiren temel unsur peygamberler ve onların getirmiş olduğu semavi dinlerdir.

Allah’ın insanlığa sunmuş olduğu "teklif"in üç boyutu bulunuyor; birisi iman, birisi ibadet, birisi de güzel ahlaktır. Kafirler her ne kadar iman ve ibadeti kabul etmemiş olsalar da güzel ahlakı zımnen kabul ettikleri için, hayvaniyet ve vahşilikten de kısmen kurtulmuş oluyorlar.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 26-27. Ayetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...