"Amma irşadıyla kalblerin derinliklerine kadar nüfuz etmek, hissiyatın en incelerini heyecana getirmek, istidatların inkişafına yol açmak, ahlâk-ı âliyeyi tesis ve alçak huyları imha ve izale etmek..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma irşadıyla kalblerin derinliklerine kadar nüfuz etmek, hissiyatın en incelerini heyecana getirmek, istidatların inkişafına yol açmak, ahlâk-ı âliyeyi tesis ve alçak huyları imha ve izale etmek, cevher-i insaniyetten perdeyi kaldırıp hakikati teşhir etmek, hürriyet-i kelâma serbestî vermek, ancak şua-ı hakikatten muktebes harikulâde bir mucizedir."(1)

Peygamber Efendimiz (a.s.m) insanları irşat ederken insanların bedenlerine değil, kalplerinin derinliğine hükmediyor.

İnsanların çok bilinen duygularını eğitmekle kalmayıp, en nazik en ince nüfuz edilmesi en zor olan duyguları heyecanlandırıp harekete geçiriyor. Şu anda milyonlarca lira harcanan en kaliteli eğitim sistemlerinde bile bir öğrencinin basit bir alışkanlığını değiştirmek çok zor.

Nasihatten öte insanların kabiliyetlerinin gelişmesine yol açıyor. Onun yanında azıcık durmakla bile kabiliyetler birden ve hızlı bir şekilde inkişaf ediyor. Öyle ki bir sahabeyi bir ülkeye elçi göndermek istediğinde, sahabe onun manevi ikliminin bereketi ile altı ay gibi kısa bir sürede elçi gideceği ülkenin dilini öğreniveriyor.

Yüksek ahlakı tesis etmekle kalmıyor, alçak ve çirkin huy ve alışkanlıkları kökünden kesip atıyor. Mesela, onun yanına gelen bir cimri onun azıcık irşadı ile birden şöhretli bir cömerde dönüşüyor. Korkak birisi birden aslan yürekli oluveriyor...

İnsanın fıtratında var olan cevherlerin üzerindeki kalın perdeleri aralayıp insanlığa insanlık dersi veriyor. Ve insanın mahiyetini en güzel ve en detaylı bir şekilde o tarif ediyor.

Cahilliğin, vahşetin, esaretin, köleliğin, suç ve ahlaksızlığın hüküm sürdüğü bir toplumsal yapıda insana değer vermeyi, insanlığın temel ve hak özgürlüklerinin sağlanmasını, fikir ve inanç özgürlüğünü temin eden bir peygamber.

Bütün bu sayılan sıfatları ve icraatları, Allah’tan yardım almadan bir insanın tek başına yapabilmesi imkansızdır. Peygamber Efendimiz (a.s.m) bu ve buna benzer yüzlerce mucizeyi hayatında göstermiş ve gösteriyor iken, onun nübüvvetinden şüphe etmek ahmaklık olur. Bu konuda Üstadımız ayrıca şunları da söylüyor:

"İşte, bak: Şu cezire-i vâsiada vahşî ve âdetlerine mutaassıp ve inatçı muhtelif akvâmı, ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyânelerini def’aten kal’ ve ref’ ederek, bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medenî ümeme üstad eyledi."

"Bak, değil zahirî bir tasallut, belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri fetih ve teshir ediyor. Mahbub-u kulûb, muallim-i ukul, mürebbi-i nüfus, sultan-ı ervah oldu."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 23-24. Ayetlerin Tefsiri.
(2) bk. Sözler, On Dokuzuncu Söz, Yedinci Reşha.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...