Block title
Block content

"Amma, o ışığın, şemsin ziyasıyla, o nurun da Menbaü'l-Envarın nuruyla muttasıl olduğuna vakıf olduğun zaman anlarsın ki,.." Muannid biri bunu silsile gibi uzatabilir; güneş, helyum vs elementlerden oluşmuştur derse, nasıl cevap verebiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! İnsanı gaflete düşürtmekle Allah'a ubudiyetine mâni olan, cüz'î nazarını cüz'î şeylere hasretmektir. Evet, cüz'iyat içerisine düşüp cüz'îlere hasr-ı nazar eden, o cüz'î şeylerin esbabdan sudûruna ihtimal verebilir. Amma başını kaldırıp nev'e ve umuma baktığı zaman, ednâ bir cüz'înin en büyük bir sebepten sudûruna cevaz veremez. Meselâ, cüz'î rızkını bazı esbaba isnat edebilir. Fakat menşe-i rızk olan arzın, kış mevsiminde kup kuru, kıraç olduğuna, bahar mevsiminde rızıkla dolu olduğuna baktığı vakit, arzı ihya etmekle bütün zevilhayatın rızıklarını veren Allah'tan maadâ kendi rızkını verecek birşey bulunmadığına kanaati hasıl olur. Ve keza, evindeki küçük bir ışığı veya kalbinde bulunan küçük bir nuru bazı esbaba isnat edebilirsin. Amma, o ışığın, şemsin ziyasıyla, o nurun da Menbâü'l-Envârın nuruyla muttasıl olduğuna vakıf olduğun zaman anlarsın ki, kalıbını ışıklandıran, kalbini tenvir eden, ancak leyl ve neharı birbirine kalb eden Fâtır-ı Hakîmdir."(1)

Burada teselsüle yol açacak bir nokta yoktur, tam aksine her bir sebep üstünde tevhid hakikati ispat olunuyor. Yani güneşin ışığı ile her tarafı aydınlatması, öyle büyük bir netice ve öyle mükemmel bir sonuç ki; güneş bu netice altında zayıf bir perde kalıp, arka cephesinde Allah’ın sonsuz Nurunu ve haşmetli kudret elini gösteriyor. Burada böyle bir neticenin, adi bir sebebe isnat edilip havale edilmesi imkansızdır. Bu yüzden inayet ve ihtira delilini bırakıp, kelam ve felsefenin zayıf teselsül deliline gitmeye lüzum yoktur. Üstad Hazretleri zaten delilin en kuvvetli ve parlağını burada ilan ediyor. Teselsül Risale-i Nurların tarzı değildir.

Güneşten hasıl olan neticeye bakıldığında, güneşin zatının çok üstünde ve çok parlak olduğunu görüyoruz. Öyle ise böyle büyük bir neticeyi, küçük bir sebebe dayandırmak mümkün ve akli değildir. Nasıl süt gibi mükemmel bir gıdayı, inek gibi adi ve miskin bir sebebe vermek mümkün değilse, güneşten hasıl olan o mükemmel neticeleri, her şeyi kuşatan ışıklı menfaatleri güneşe vermek, hatta güneş içinde birkaç miskin kimyasal maddelere havale etmek akıl karı değildir. Sebepler zincirini uzatıp, en sonunda Allah’a dayandırmaya lüzum kalmaz.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Onuncu Risale | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2338 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

drerkan
Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...