Block title
Block content

"Ancak teşahhusat-ı cüz’iyede firak ve iftirakları vardır. Bunun içindir ki, lezaiz-i imaniye, firak ve iftirakla müteessir ve mükedder olmuyor. Çünkü bu ikinci cihette, hareket devriye değildir, müstakimdir. Lezzet, ebedî bir ölüm ile mahkûm olur." İzah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Arkadaş! Dünya ve âhiretteki lezzet ve nimetlere, imanla bakılırsa, bunlarda bir hareket-i devriye görülür ki, emsaller birbirini takip eder. Biri gider, yerine onun misli gelir. Bu sayede o nimetlerin mahiyeti sönmez. Ancak teşahhusat-ı cüz'iyede firak ve iftirakları vardır. Bunun içindir ki, lezaiz-i imaniye, firak ve iftirakla müteessir ve mükedder olmuyor. Fakat ikinci cihette, herbir lezzetin zevâli var. Ve o zeval, hadd-i zatında elem olduğu gibi, düşünmesi de elemdir. Çünkü bu ikinci cihette, hareket devriye değildir, müstakimdir. Lezzet, ebedî bir ölümle mahkûm olur."(1)

Dünya ve ahiretteki lezzetlere iman nazarı ile bakıldığında, bu lezzetlerin Allah tarafından sürekli verileceği düşüncesi insana bir huzur ve saadet veriyor. Evet, yaz mevsiminde bir elmayı yediğimizde bundan büyük bir keyif ve lezzet alırız. Arkasından kış mevsimi gelir, elma ağacı ölür. Ama elmayı veren Allah ölümsüz olduğu için, diğer yaz mevsiminde o elmanın aynısı ayarında bir elma daha verir ve bu Allah ile ebedi olarak devam eder gider.

"... Ancak teşahhusat-ı cüz'iyede firak ve iftirakları vardır. Bunun içindir ki, lezaiz-i imaniye, firak ve iftirakla müteessir ve mükedder olmuyor..."

Bir elma diğer elmanın aynısı gibidir, ama aynısı değildir. Aralarında cüzi farklar vardır, bu farklılığa teşahhusat-ı cüzi (kimlik farklılığı) deniyor. Bu yüzden şimdiye kadar yaratılan her bir elma kendine özgü bir teşahhus yani kimlik ile yaratılmıştır. Birbirlerine çok benzerler, ama birbirlerinin aynısı değildirler.

"...Fakat ikinci cihette, herbir lezzetin zevâli var. Ve o zeval, hadd-i zatında elem olduğu gibi, düşünmesi de elemdir. Çünkü bu ikinci cihette, hareket devriye değildir, müstakimdir. Lezzet, ebedî bir ölümle mahkûm olur."

Lezzet ve nimetlere küfür ve inkar gözü ile bakılırsa hepsi zevale yani yok olmaya mahkumdur. Çünkü bu lezzet ve nimetlerin garantörü olan Allah küfür ile inkar ediliyor; bu da insana psikolojik açıdan büyük bir acı ve azap veriyor. Çünkü inkara göre tadılan lezzetlerin ebediyeti ve devamı bulunmuyor, hepsi hiçliğe ve karanlığa dökülüyor. Yani lezzetler devriye (tekrarı olan) değil sonlu bir müstakimdir (tekrarı olmayan).

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...