"Arif-i billâh âczden, mehâfetullahtan telezzüz eder... Kâmil insanlar âczde ve havfullahta öyle bir lezzet bulmuşlar ki, kendi havl ve kuvvetlerinden şiddetle teberri edip Allah’a âcz ile sığınmışlar; âczi ve havfı kendilerine şefaatçi yapmışlar." İzah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ârif-i billâhın aczden ve mehâfetullahtan nasıl lezzet aldıkları, onların duâ ve niyazlarından anlaşılmaktadır. Onlar, aczlerini ve Allah’tan korkmalarını duâlarına vird yapmışlar ve bununla da telezzüz etmişlerdir. Bu makamda, onlara ait duâlardan Veysel Karanî Hazretlerinin münacatını misal vererek ârif-i billâhın aczden ve mehâfetullahtan aldığı lezzeti bir derece anlamaya çalışacağız.

"Ey Allah’ım!
Sen Rabbim’sin, ben ise kulum;
Sen yaratansın, ben ise yaratılan;
Sen rızık verensin, ben ise rızıklanan;
Sen maliksin, ben köle;
Sen azizsin, ben zelil;
Sen zenginsin, ben fakir;
Sen dirisin, ben ölü;
Sen bakisin, ben fâni;
Sen kerimsin, ben hakir;
Sen muhsinsin, ben kötü;
Sen gafursun, ben günahkâr;
Sen azimsin, ben hakir;
Sen kavisin, ben zayıf;
Sen verensin, ben dilenci;
Sen eminsin, ben korkan;
Sen cömertsin, ben miskin;
Sen dualara icabet edensin, ben dua edenim;
Sen şafisin, ben hasta!
Günahlarımı affet, hatalarımı bağışla, hastalıklarıma şifa ver!
Ya Rab, ya Vâfi, ya Rahim, ya Şafi, Ya Kerim, ya Muafî..."

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...