Arif-i hakikat evliyanın bir kısmı yalnız tevhidde ileri gittikleri hâlde, bir kısmı meşreplerinde bazı erkân-ı imaniyenin mücmel bir sûrette görünmesi ve onlara tâbi olanların erkân-ı imaniyeye lazım olan ehemmiyeti vermemelerinin izahını yapar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretlerinin "vahdetü’l-vücud" meşrebi hakkında, “Tevhidde istiğraktır. Nazara sığmayan bir tevhid-i zevkîdir.” demesinden hareketle burada, esas olarak, bu meşrebin kasdedildiğini söyleyebiliriz. Bu meşrebe tam mânasıyla dâhil olan kimseler, imanın altı rüknünden sadece Allah’a iman rüknünde ileri giderler ve istiğrak hâlinde diğerlerine gereken ehemmiyeti vermeme gibi bir ruh haletine girebilirler. Üstad Hazretleri, bu meşrebi bir derece akla yaklaştırmak ve yapılan haksız itirazları ve aşırı tenkitleri de bir derece kırmak üzere, şu izahlarda bulunuyor:

“... O derece Vücud-u Vâcib, râsih ve hakikatli; ve vücud-u mümkünat o derece hafif ve zayıftır ki, Muhyiddin-i Arabî gibi çok ehl-i tahkik, sair tabakat-ı vücudu evham ve hayal derecesine indirmişler, لاَ مَوْجُودَ اِلاَّ هُوَ demişler. Yani, 'Vâcibü'l-Vücud'a nisbeten başka şeylere vücut denilmemeli; onlar vücut unvanına lâyık değillerdir.' diye hükmetmişler.”(1)

“Nazara sığmayan”, yani akılla izah edilmeyen, ancak kalb ile zevkedilecek bu “tevhid-i zevkî”yi aklen izah etmeye çalışan kimse, meselâ, âhireti “vücud” (var olma) unvanına layık görmeyecek ve bu iman rüknü onun nazarında hakiki kıymetini kaybedecektir. Onun içindir ki, Üstad Hazretleri bu meşrebin “sahih” olduğunu belirtmekle birlikte “nakıs” olduğunu da bilhassa nazara verir.

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...