"Arkadaş! Bu niyet mes'elesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu konunun mukaddimesinde “Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelam öğrendim.” denilmişti. Kelimeler, “mana-yı ismi, mana-yı harfi, niyet, nazar.” idi. Burada niyet konusuna tekrar ve biraz daha detaylı olarak girilmiş bulunuyor. “Kırk senelik ömrümün bir mahsulü” ifadesi mukaddimedeki bu cümleye bakmaktadır.

"Adetlerin ibadete çevrilmesi" konusunda Nur Küllîyatı'nda şöyle bir ifade geçer:

“Sünnet-i Seniyyeye ittibâı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.”(1)

Yeme, içme, uyuma, konuşma gibi, âdet olarak yaptığımız işleri sünnete uygun olarak yaptığımız takdirde, bütün bunlar bir nevi ibadet oluyorlar. Çünkü bunların sünnet üzere yapılmaları Peygamberimizi (asm.) hatıra getirir. Peygamberimizin hatıra gelmesi ise Cenâb-ı Hakk’ı hatıra getirmekle “bir nevi huzur” verir.

(1) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...