Block title
Block content

"Arkadaş! Kalble ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur." cümlesi ile "Aklın nuru fünun-u medeniyedir, kalbin ziyası ulum-u diniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tevellud eder." Bu cümleleri nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Akli ve felsefi ilimler, müspet ve menfi olmak üzere iki kısımdır;

Menfi ilim ve felsefe; mana-yı ismi ciheti iledir. Yani ilimleri Allah’ın isimlerinin birer tecellisi olarak görmeyip, kendi hesabına ve kendi namına anlamak ve öyle algılamak şeklindedir. Bütün ilimleri Allah’tan ayrı ve bağımsız olarak düşünür. Bütün şüphe ve inkarların temelinde de bu bakış açısı vardır. Üstad'ın,

 "Arkadaş! Kalble ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur."(1)

dediği ilim ve felsefe bu kısım içindir.  

Müspet ilim ve felsefe ise; ilimleri mana-yı harfi olarak görür. Yani herbir ilim, Allah’ın bir isminden tecelli eder ve ona bakar şeklindedir. Bu ilimler insanın imanına zarar değil, fayda temin eder. İmanın meselelerini daha parlak hale getirir. Mesela tıp ilmi; Allah’ın Şafi isminin bir bahçesi, bir tefekkür alanıdır. Biz tıp ilmini bu hususta ne kadar derin kullanır isek; Şafi isminde de o denli derinleşiriz. Üstad'ın,

 “Aklın nuru fünun-u medeniyedir, kalbin ziyası ulum diniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tevellud eder.”(2)

dediği ilim ve felsefe bu kısım içindir.

Dipnotlar:

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre.
(2) bk.  Münâzarat, Sualler ve Cevaplar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

birkanaksut
Allahu Teala Hazretleri gani gani razı olsun soruyu sorandan ve cevaplayandanda.. bu soru akla çok takılan bir soruydu..selametle..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...