Block title
Block content

"Arkadaş! Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük vücudunda zerre-miskal kaldıkça hakikat güneşinin görünmesine mâni' bir hicab olur. Evet müşahedemle sabittir..." izah eder misiniz?

 
Soru Detayı:

"Arkadaş! Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük vücudunda zerre-miskal kaldıkça hakikat güneşinin görünmesine mâni' bir hicab olur. Evet müşahedemle sabittir ki; kat'î, yakînî bürhanlar ile deliller dolu olan büyük bir kalede, küçük bir taşta bir zafiyet görünürse, o kör olası nefis o kaleyi tamamen inkâr eder. Altını üstüne çevirir. İşte nefsin cehaleti, hamakati, bu gibi insafsızca tahribattan anlaşılır." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nefsin yapısında, küçük bahanelerle ve basit sebeplerle hakikati görmezlikten gelmek vardır. En büyük hakikat, şu muhteşem âlemi birinin yarattığı ve en mükemmel şekilde tanzim ettiğidir. Her şey hikmetli olarak yaratılmış ve bu hikmetli varlıkların bir araya gelmesiyle, bu kâinat  milyonlarca çeşit meyve  veren harika bir ağaç şeklini almıştır.

Kâinat ağacının da, onun en mükemmel meyvesi olan insanın da her şeyi manalı ve hikmetlidir.  İşte nefis bu büyük hakikati adi bahanelerle görmek istemez. Bir varlıkta, kendi aklınca bir noksanlık veya hikmetsizlik görse bütün bir âlemin hikmetsiz olduğunu iddia edecek kadar ileri gider. Bu ise küçük bir taştaki zafiyetten dolayı kalenin  inkâr edilmesi gibidir.

İnsan, her varlığın bütün hikmetlerini bilemez. Daha düne kadar ısırgan otu faydasız ve zararlı addedilirdi. Şimdi ise ilaç sanayinde kullanılması konusunda çalışmalar  yapılıyor.

Nefsin bu körlüğü insanları değerlendirmesinde de kendini gösterir. Uhuvvet Risalesinde güzelce açıklandığı gibi, bir müminin imanı Kâbe hürmetinde, İslamiyeti Uhut dağı azametinde olduğu halde, nefis o insanın işlediği bir kusuru bahane ederek bu gerçekleri görmez ve ona düşmanlık edebilir.

Bu vesileyle,  Üstat hazretlerinin verdiği şu güzel örneği de  hatırlayalım:

“Nasıl bir sinek kanadı göz üstüne bırakılsa bir dağı setreder, göstermez. Öyle de, insan, garaz damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hasenâtı örter, unutur, mü’min kardeşine adâvet eder, insanların hayat-ı içtimaiyesinde bir fesat âleti olur." Lem’alar

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...