Block title
Block content

"Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâvâ-yı halk ve iddiayı icad edemez. Zira her şey her şeyle bağlıdır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat ve içindeki eşya, birbiri ile öyle bir bağımlı ve bağlantılı olarak yaratılmış ki âdete kainat parçalanmaz bir bütün gibidir.

Mesela, güneş sistemi olmadan küçük bir arı yaşayamaz. Arı ile güneş sistemi arasında sağlam ve kopmaz bir bağ ve bağımlılık var.  

Bu sebeple kainatın tamamına sahip olamayan birisi küçücük bir parçasına da sahip olamaz. Ya da küçücük bir şeye sahip olabilmek kainata sahip olabilmekten geçer.

Potin bağı teorisine göre tabiat maddenin yapı taşları gibi temel birimlere indirgenemez; bütünüyle iç tutarlığı ile anlaşılması gerekir. Bu bakış büyük düşünür David Bohm’un "holistik evren" anlayışıyla da örtüşüyor. Maddenin temel yapı taşlarına dayanan -atom altı parçacıkları- fikri terkediliyor.

Nesneler, karşılıklı ve tutarlı ilişikler sayesinde var olabilir. Maddi evren, karşılıklı dinamik olaylar ağı şeklinde düşünülüyor. Teoriye “potin bağı” adı verilmesi de bundandır. Potinin bağı ise mutlak bir varlığın elinde. Yani maddeci olan Batı düşüncesi tevhide yaklaşır gibi oluyor.

Bu noktada kainat teavün (yardımlaşma), tesanüd (dayanışma), teanuk (kucaklaşma), tecevüb (cevaplaşma) fiilleri ile âdete bölünmez bir bütün gibidir. Bunlar gözümüz önünde cereyan ettiği için ispata bile lüzum yoktur.

Güneş sistemi ile arı arasında nasıl sağlam bir bağlantı varsa, aynı bağlantı güneş sistemi ile samanyolu galaksisi arasında da var. Dolayısı ile kainat ve içindeki eşya domino taşları gibi birbirine yaslanmış en küçük ile en büyük arasında doğrudan ya da dolaylı bir bağlantı bulunuyor. Bu durumda sistemi kontrol edemeyen birisi sistemin en küçük parçasını da kontrol edemez demektir.

Sistemi kontrol edebilmek içinde sonsuz ilim, irade ve kudret gerekiyor, bu vasıflar da ancak Allah’ta var. Bu vasıflara haiz olmayan herhangi bir sebebin, tabiatın ya da tesadüfün yaratmaya muktedir olması mümkün değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...