"Arzın sahifesinde üç yüz binden ziyade envaı kudret ve kader kalemiyle, ahsen-i sûret üzere yazar." cümlesinde kast edilen kimlerdir? Eğer kast edilen bütün mahlûkat ise; insanın ahsen-i takvimde yaratılmasıyla nasıl bağdaştırabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Ahsen-i sûretle yazma ve yaratma” ifadesi diğer canlılar için de kullanılabilir. İmam-ı Gazzalî Hazretlerinin “Daire-i imkânda daha ahsen yoktur.” buyurması bunun açık delilidir. Yani her varlık kendi mahiyetine göre en güzel şekilde yaratılmıştır.

Bu hakikatin misalleri saymakla bitmez. Sadece bir bir misalle iktifa edelim:

Tavuğun uçmaması, kuşlara göre bir noksanlık gibi görünür, ama tavuğun güzelliği uçmayışındadır. Uçsaydı o da bir başka cins kuş olurdu ve “insanlara hizmet etme” gibi üstün bir şereften mahrum kalırdı.

Her varlık en güzel şekilde yaratılmıştır. Çünkü her varlık esmâ-i hüsnanın nakışlarından, tecellilerinden meydana gelir. İlâhî isimlerin hepsi güzel olduğu gibi onların aynaları olan mahlûklar da güzeldirler. Ancak, bu güzeller içinde insanın ayrı bir yeri vardır. O, Kur’an-ı Kerimde “ahsen-i takvim” diye sözü edilen en ileri mertebede bir mahlûktur. Bütün İlâhî isimlere ve her ismin de âzamî mertebesine mazhardır. Kabiliyeti, istidatı çok geniş, çok yüksek ve çok derindir. Öyle Risalelerde“İnsanın bir ferdi sair hayvanatın bir nev’ihükmündedir.” buyrulmuştur. Yani iki insan arasındaki fark iki tür arasındaki fark kadar olabilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...