Block title
Block content

Âsâr-ı Bediiyye'de geçen; "Müphem Bir Hüküm, Külli Bir Hüküm Değil." kısmını izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Müphem Bir Hüküm, Külli Bir Hüküm Değil

Nüsus-u varidede; kaziye-yi mutlaka, bâzen telakki olur

Kaziyye-i külliye. Vaktî, münteşire bazen telakki olur

Kaziyye-i dâime. Belki onun sıdkına bazı fert ve zamanın(*)

Tahakkuku kâfidir. Meselâ denilir: “Bir saatlik nöbeti bir sene ibadettir.”

Evet Eskişehir’in sırtında İnönü’nün önünde âyet işaret eder.

Bir masumu öldüren ger elinden gelirse, beşeri de öldürür.

Öyle zaman olur kelime-i vahide

Bir orduyu batırır. Otuz milyonun mahvı bir gülle ile olmuştur."

(*) Herhalde “bazı fert ve zamanda” manasında...  –Naşir– (1)

Bu soyut ve anlaşılması zor ifadeleri bir temsil ile izah etmeye çalışalım.

Bir market sahibi, marketindeki ürünlerini satmak ve revaç vermek için promosyon olsun diye herhangi bir ürününün içine bir cumhuriyet altını koysa, ama hangi üründe olduğu bilinmiyor. O zaman marketteki bütün ürünler hakikatte değil ama ihtimal noktasında cumhuriyet altını gibi değerli hale gelir. Ama hakikat-i halde sadece birisi altın değerinde. Ürünün gizli olması ihtimal noktasından hepsini değerli kılıyor ve hepsine karşı bir iştah ve revaç oluşturuyor. Markete giren müşteriler hararetle bu ürünü bulmaya çalışırlar, bu arada diğer ürünler de onun sayesinde satılmış olur. Hakikatte her ürüne altın demek yanlış olacağı gibi, ürünlerin ihtimal dahilinde altın gibi kıymetli olma manasını da inkar etmek doğru olmaz.

İşte Allah Resulü (asv) ibadetlere teşvik ve revaç vermek için, ibadetlerin içine altın misali bazı promosyon sevaplar koyuyor. Amaç ibadetlere teşvik ve revaç vermektir.

Mesela, "Nafile namazlar içinde öyle bir namaz vardır ki kim bu namaza tesadüf ederse hac kadar sevap kazanır." diyor. Hakikat noktasında o nafile namazlardan birisi hac kıymetindedir. Lakin hangisi bilinmez. Böyle olunca o hac kıymetini bulmak için harıl harıl namaz kılmak gerekir. Ama kılınan bütün nafile namazlara hac kıymetinde demek doğru değildir. Hac  sevabı sadece hususi ve gizli bir namazda vardır. Hakikat noktasında diğerlerinde yoktur.

Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on gününde gizli olduğu için, o son on gün ihtimal noktasından Kadir Gecesi gibi kıymetlidir. Şayet belli bir günde olsa idi, o son on günün muhtemel değeri kaybolur, o günler de sıradan hâle gelirdi.

Sonuç olarak, belirsizlik genel hükme gitmeye bir gerekçe olamaz. Yani nafile namazlar içinde hac sevabının müphem ve gizli olması, bütün nafile namazları hac sevabına dönüştüremez...

(1) bk. Âsâr-ı Bediiyye, Lemeat, s.638.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Âsâr-ı Bediiye | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 956 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...