Block title
Block content

" اَشْهَدُ اَنْ لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ olan imanın tercümanını mübarek Hacerü’l-Esvede tevdi edip emanet bırakıyorum..." Üstad neden Kelime-i Şehadeti Hacerü’l-Esvede emanet bırakıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem hayalen bu perde açıldı, Kâbe-i Mükerreme mihrap hükmüne geçti. Ben bu fırsattan istifade ederek, o safları işhad edip, tahiyyatta getirdiğim اَشْهَدُ اَنْ لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ olan imanın tercümanını mübarek Hacerü'l-Esvede tevdi edip emanet bırakıyorum derken, birden bir vaziyet daha açıldı. Gördüm ki, dahil olduğum cemaat üç daireye ayrıldı..."(1) 

Kabe mihrap, hacılar bu mihrabın arkasında saf tutmuş bir cemaat, kelime-i şehadet ise bu cemaatin dilindeki en büyük kıraattir.

Kâbe'yi tavaf edecek kimse, gerek tavafa başlarken ve gerekse Hacer-i Esved'in önüne geldikçe, mümkün ise kimseye eziyet vermeden onu öper ve eliyle mesheder. Kalabalık ve izdihamdan dolayı öpmesi ve elini sürmesi mümkün olmazsa, uzaktan Hacer-i Esve'de doğru ellerini kaldır ve onu öper gibi işaret yapar. Tekbir ve tehlil getirir. İşte bu şekilde uzaktan yapılan işarete istilâm (selâmlama) denir. Hacer-i Esved'i öpmek veya istilâm etmek haccın sünnetlerindendir.

Üstad Hazretleleri bu sünnete binaen o taşın bin dört yüz yıldır milyonlarca hacının tekbir ve tehliline şahitlik ettiğini ifade etmek için bu ifadeyi kullanıyor olabilir. Evet, o taşın dili olsa başta Peygamber Efendimiz (asm) ve onun güzide ashabı olmak üzere, kimlerin istilamına kimlerin tekbir ve tehliline şahitlik ettiğini ifade etse, bu hal  insana ulvi bir neşe ve hüzün katar.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Risale olan Birinci Kısım | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2204 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

fakirullah
Hacer-i Esved cennetten gelmiş bir taş olduğu rivayet edilmiş. Bu yüzden taşın farklı bir hususiyeti olması akıldan uzak değil. Şöyleki: biz onu istilam ettiğimizde kimliğimizin nakşedildiği avuç içimizi ona çeviriyoruz, Hacer-i Esved de bizi o vakit, saat ve maneviyatımız ile kaydedip baki levhalara geçiriyor. Nasılki günümüzde özel binalara girerken gözümüzle, parmak izimizle bazı güvenlik sistemlerinden geçiyoruz ve giriş çıkışımız kaydediliyor; onun gibi Hacer de bizim o anki manevi boyutumuzla şehadetimizi kaydediyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...