Block title
Block content

Aşk Allah´a ulaşma yollarından biridir ve Allah´a olan sevgimizi artırarak, artıran yollara başvurarak Allah´a aşık olunabilir. Peki, şefkat ile nasıl Allah´a ulaşabiliriz?

 
Soru Açıklaması:

Allah´ın yarattıklarına  şefkat duyarak mı? Acizliğimizden yola çıkarak Allah'dan şefkat bekleyerek mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın mahiyetindeki cüzi şefkat, Allah’ın külli şefkatine açılan bir pencere gibidir. İnsan bu cüzi şefkati ile kıyas yapıp, külli şefkate intikal ediyor. İnsandaki bu cüzi şefkat olmasa idi, insan hiçbir zaman Allah’ın külli şefkatini anlayamayacaktı.

Şefkat, aşk gibi, sebeplere insanı yapıştırmıyor. Az bir şuur ve iman ile Allah’a isal edebiliyor. Ama aşkta bu hassasiyet yoktur. Aşk, hidayet ve iman ile iyi terbiye edilmez ise, insanı direkt sebeplere yapıştırıyor ve kurtulması da kolay olmuyor. Mecazi aşktan İlahi aşka gidenlerin çok az olması ve çok aşıkların mecazi aşklarda boğulması bunu ispat ediyor.

İnsanın kendi yavrusuna olan şefkati, Allah’ın sonsuz şefkatinin zayıf bir tecellisidir. Lakin sonsuz şefkate intikal etmede bir damla şefkat bir damla aşktan daha keskindir. Mesela, yavrusuna çok şefkatli bir anne ile kalbinde aşk ateşi ile yanan bir aşığı nazara alalım. Aşık hiçbir zaman fedakarlık ve samimiyet noktasından anneye yetişemez. Evladı annesine haksızlık etse, hatta zulmetse,  anne yine evladına şefkat eder. Ama aşık adam, maşukundan az bir sille yese, hemen nazlanır ve küser. Bütün aşıkların maşukundan şikayetçi olması ve bu yüzden inlemesi  meselemizi ispata kafidir. Hatta İlahi aşk ile boyanmış evliyalarda bile naz ve şatahat halleri görünmüştür. Ama şefkati esas alan büyük evliyalarda böyle naz ve şatahat halleri görülmemiştir.

Aşk nasıl insanı Allah’ın Vedud ismine isal ediyor ise, şefkat de insanı Allah’ın Rahman ve Rahim ismine isal ediyor. Şefkatin tezahürünü ve tesirini en bariz bir şekilde Üstad Hazretlerinde görmek mümkündür. Üstad'daki şefkatin tezahürünü görmek için Onun şu cümelelerine bakmak yeterlidir:

“Çünkü fıtratımda rikkat-i cinsiye ile acımak hissi ziyade bulunduğundan, kendi elemimden başka, binler kardeşlerimin elemlerini de o şefkat sırrıyla çektiğimden, yüzler sene yaşamış gibi ihtiyarım. Ve siz ne kadar firak belâsını çekmişseniz, benim kadar o belâya mâruz kalmamışsınız."

"Çünkü oğlum yoktur ki yalnız oğlumu düşüneyim. Bendeki fıtrî olan bu ziyade acımaklık ve şefkat, binler Müslüman evlâtlarının, hattâ mâsum hayvanların teellümlerine karşı dahi bir rikkat, bir elem, o sırr-ı şefkatle hissediyordum."

"Hususî bir hanem yoktur ki fikrimi yalnız ona hasredeyim. Belki bu memleketle ve belki âlem-i İslâmın kıt’asıyla, hanem gibi, hamiyet-i İslâmiye noktasında alâkadarım. Ve o iki büyük hanedeki dindaşlarımın elemleriyle müteellim ve firaklarıyla mahzun oluyorum.”(1)

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Mektup | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 9608 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

İ.enessssssss
Mesela yunus emre nar inda hoş nur unda demiş yani nar (ateş)i da hoş goruyorsa demek ki yunus emre karşilik beklemiyor aşk indan ama aşk in ne olursa olsun karşilikli oldugunu soylemissiniz bu nasil oluyor burda zitlik var gibi hem halk arasinda soylenir bazen karşiliksiz sevmeli insan diye bu yanliş bir söz mu oluyor?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Rıza makamı çok farklıdır. Aşıklar Allah'ı ve cemalini ister ama rıza makamında rızadan başka bir şey istenilmez. Aşık maşukunun cefasını sever ama cemalinden ayrılamaz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...