Block title
Block content

"Asr zamanındaki o zaman..." açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Asr namazının anlatıldığı bölüm aslında çok açıktır ve izaha ihtiyaç yoktur. Ancak cümle burada da çok uzun olduğundan dolayı anlaşılmasında belki bir zorluk olabilir. Bu bölümü maddelediğimizde, anlaşılmasını kolaylaştıracak ve bütününe birden bakmamızı sağlayacaktır. Bu bölümü şöyle maddeleyebiliriz:

Asr zamanının hatırlattıkları:

· Güz mevsim-i hazînânesini hatırlatır.

· İhtiyarlığın halet-i mahzunanesini hatırlatır.

· Ahir zaman mevsim-i elîmânesini hatırlatır.

· Hem yevmî işlerin neticelenmesi zamanıdır.

· Hem o gün içinde mazhar olduğu sıhhat, selamet ve hayırlı hizmetler gibi ilahî nimetlerin bir yekûn-u azîm teşkil ettiği zamandır.

· Hem o koca Güneş’in batmaya meyletmesinin işaretiyle, insan bir misafir memur ve her şeyin geçici, bîkarar olduğunu ilan etme zamanıdır.

İşte ruh-u beşer:

· Ebediyeti isteyen,

· Ebed için halk olunan,

· İhsana karşı perestiş eden,

· Ve firaktan müteellim olan ruh-u insan, şu asr vaktinde ikindi namazını kılmak için Kadim-i Baki ve Kayyûm-u Sermedî’nin dergâh-ı Samedâniyesine arz-ı münacat eder.

Asr namazının manası:

· Cenab-ı Hakk’ın zevalsiz ve nihayetsiz rahmetinin iltifatına iltica etmek,

· Hesapsız nimetlerine karşı şükür ve hamd etmek,

· Rububiyetinin izzetine karşı zelilâne rükûa gitmek,

· Sermediyet-i Ulûhiyetine karşı mahviyetkârâne secde etmek,

· Hakiki bir teselli-i kalp, bir rahat-ı ruh bulup huzur-u kibriyasında kemerbeste-i ubudiyet olmaktır.

Burada şu ifadeleri izah etmek yerinde olacaktır:

Kadim-i Baki: Kadim, ezelî olan demektir. Baki ise ebedî olan demektir. Kadim-i Baki denildiğinde, Cenab-ı Hakk’ın ezelî ve ebedî olduğu anlaşılır. Cenab-ı Hakk’ın bu sıfatının burada kullanılmasının sebebi ise, ikindi vaktinin zeval ve fenayı hatırlatması sebebiyle kişiye bir Kadim-i Baki’yi aratmasıdır.

Kayyûm-u Sermedî: Kayyum, ezelden beri var olan, bizatihi kaim olan ve mahlukatını ayakta tutarak onlara kıyam veren demektir. Sermedî ise, daimî ve ebedî olan zata ait demektir. Kayyum-u Sermedî denildiğinde, ebedî olan Cenab-ı Hakk’ın bizatihi kaim olması, ezelî ve ebedî olması ve mahlukatına kıyam vermesi anlaşılır.

Fark ettiyseniz, bu tabir de Cenab-ı Hakk’ın bekası ile ilgilidir. Üstadımız kişinin ikindi namazını kılmasını -İkindi vakti, zeval ve firakı hatırlattığı için- ebedî ve ezelî bir zat ile teselli bulma arzusuyla izah etmektedir. Yani batmaya doğru giden âleme mukabil, batmayan bir zat ile teselli bulur.

Dergâh-ı Samedâniye: Samed, Cenab-ı Hakk’ın hiçbir şeye muhtaç olmaması ve her şeyin O’na muhtaç olması demektir. Samedâniye ise, Samed olan zata ait demektir. Dergâh-ı Samedâniye ise, bütün kâinatın kendisine muhtaç olduğu ve kendisinin hiç bir şeye muhtaç olmadığı zatın dergâhıdır.

Rububiyetinin izzeti: Rububiyet, daha önce de izah ettiğimiz gibi, Cenab-ı Hakk’ın mahlukatını yaratması, beslemesi, onları büyütmesi, terbiye etmesi, idare etmesi, yaşatması, öldürmesi ve onlarda tasarruf etmesidir. Rububiyetin izzeti ise, bu fiillerin hâkimiyeti ve bu icraatların haşmet ile her yeri kuşatmasıdır.

Sermediyet-i Ulûhiyet: Cenab-ı Hakk’ın ezelî ve daimî olan İlahlığı ve Rablığı demektir.

Huzur-u Kibriya: Kibriya, Cenab-ı Hakk’ın azameti, kudreti ve her cihetle büyüklüğü demektir. Huzur-u Kibriya ise, böyle Azim, Kadir ve Kebir bir zatın huzurudur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sinan YILMAZ | Okunma Sayısı: 2776 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin

Kayyum isminin Kadir ismiyle de bağlantısı var olduğunu farkettim: Kudreti sonsuz ve mutlak olmayan bir Zat ,tüm kainatı ayakta tutamaz. Doğru mu ?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Doğru.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...