Block title
Block content

"Ateş dahi, sâir esbâb-ı tabiiye gibi kendi keyfiyle, tabiatıyla, körükörüne hareket etmiyor." "Ateşin, körü körüne hareket etmemesi" ne demektir? Yâni; ateş ayrı, yakıcılığı ayrı bir özellik midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada geçen “körü körüne” ifadesi, bildiğimiz ateşin kendisine temas eden her şeyi, ne olduğuna bakmadan ve bir fark gözetmeden yaktığı mânasını ifade ediyor. Faydalı ve zararlı birçok eserin bulunduğu bir kütüphanede yangın çıksa, ateş bütün kitapları, konularına bakmaksızın yakar tüketir. Bir insanın, süresi dolmuş ve artık  işe yaramayan kitapları  bir tarafa koyup yakması bundan çok farklıdır.

İbrahim aleyhisselâmın atıldığı ateşin, kendisine atılan o peygamber namzedini yakmaması gösteriyor ki, onun yakması da yakmaması da körü körüne değildir. Allah’ın emriyle başka şeyleri yakan o ateş, yine Rabbinin emriyle Hz. İbrahim’i yakmamıştır.

Bu hadise bir yönüyle de Allah’ın, dilediğinde, tabiatları değiştirebildiğini de ders veriyor. Ateşin tabiatında yakmak vardır, ama Allah’ın emriyle bu tabiat değiştirilmiştir. Yâni, ateşe sön emri verilmemiş, aksine,  ateş olarak kalmakla birlikte yakmaması, bununla da kalmayıp serin ve salim olarak Hz. İbrahim’i misâfir etmesi emredilmiştir. “Selamen” lafzı, bu manayı ders vermektedir.

Yâni, ateşin yakma tabiatı tam zıddına inkılap etseydi bu defa aşırı soğuk olarak Hz. İbrahim’i (as.) bir başka türlü yakacaktı. Öyle olmamış, ona Hz. İbrahim için selametli, emin ve rahat bir zemin teşkil etmesi  emredilmiştir. Aksi hâlde, Üstat Hazretlerinin haşiyede naklettiği gibi, bu defa burudetiyle ihrak edecek, yâni soğukluğuyla yakacaktı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...