Ayette "Hüzünlenme, Allah bizimle beraberdir." şeklinde geçen ifadeyi, Üstad neden "Korkma, Allah bizimle beraberdir." şeklinde eserine almış olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer siz Peygambere yardımcı olmazsanız, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine yardım eder. Hani kâfirler onu Mekke’den çıkardıklarında, iki kişiden biri olarak mağarada iken arkadaşına: لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ 'Sen hiç tasalanma, zira Allah bizimle beraberdir.' diyordu. Derken Allah onun üzerine sekinetini, huzur ve güven duygusunu indirdi ve onu, görmediğiniz ordularla destekledi. Kâfirlerin dâvasını alçalttı. Allah’ın dini ise zaten yücedir. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)." (Tevbe, 9/40)

Ayette geçen “tahzen” kelimesi hüzün, telaş, kaygı, tasa, korku ve üzülme gibi anlamlara geliyor. Bu hikmetten dolayı, meallerde de verilen manalarda farklılıklar bulunuyor. Bu sebeple ayetin mealine "üzülme" de yazılabilir "korkma" da yazılabilir. Her iki meal de ayette anlam kaybına yol açmaz. Yukarıda verdiğimiz mealde de "tasalanma" ifadesi kullanılmış.

Üstadımızın telifi olan On Dokuzuncu Mektup'ta bu konudan bahsedildiğinde ayetin orjinali kullanılmıştır. Şöyle ki;

"İkinci hâdise: Vakıât-ı kat’iyedendir ki, mağaradan çıkıp Medine tarafına gittikleri vakit, Kureyş rüesası, mühim bir mal mukàbilinde, Sürâka isminde gayet cesur bir adamı gönderdiler; tâ takip edip onları öldürmeye çalışsın. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ebu Bekr-i Sıddık ile beraber gardan çıkıp giderken gördüler ki, Sürâka geliyor. Ebu Bekr-i Sıddık telâş etti. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm mağarada dediği gibi, لاَ تَحْزَنْ اِنَّ اللهَ مَعَنَا dedi. Sürâka’ya bir baktı; Sürâka’nın atının ayakları yere saplandı, kaldı. Tekrar kurtuldu, yine takip etti. Tekrar atının ayaklarının saplandığı yerden duman gibi birşey çıkıyordu. O vakit anladı ki, ne onun elinden ve ne de kimsenin elinden gelmez ki ona ilişsin. “El-aman” dedi. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm aman verdi. Fakat dedi: “Git, öyle yap ki başkası gelmesin.”(1)

Üstadımızın İşarat'ül İ'caz eserinin orjinalinde de yine "La tahzen"i içerisinde bulunduran ayetin kendisi kullanılmıştır. İşaratü'l-İ'caz, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, s. 455'te şu şekilde geçmektedir:

Fakat Üstadımızın küçük biraderi ve mühim bir alim olan Abdulmecid Nursi (r.h) İşaratü'l-İ'caz eserini Üstadımızın emriyle tercüme ederken, tercümede ayetin orjinal metnini değil, verilmek istenen manayı (La tahef - Korkma) kullanmayı tercih etmiştir. Zaten tercümede bu ifade için ayet denmediği için, dinen veya ilmen bir sıkıntı oluşturmaz. Zira bu gibi ayetten istihraç ve iktibas ederek çıkarılan manalara, alimler ayet denmemesi şartıyla ilişmemişlerdir.

"Ezcümle: 'Ğar' meselesinde, Ebu Bekri’s-Sıddık ile beraber halâs ve kurtuluş ümidi tamamıyla kesildiği bir anda لاَ تَخَفْ اِنَّ اللهَ مَعَنَا 'Korkma, Allah bizimle beraberdir.' diye Ebu Bekri’s-Sıddık’a verdiği tesellî ve tavk-ı beşerin fevkinde bir ciddiyetle, bir metanetle, bir şecaatle, havfsız, tereddütsüz gösterdiği vaziyet, elbette sıdkına ve nokta-i istinadı olan Hâlıkına itimad ettiğine güneş gibi bir burhandır."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Beşinci İşaret.
(2) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 23-24. Ayetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...