Block title
Block content

"Bir adam kendisine göre henüz geçmemiş bir şeyi maziye delalet eden bir siga ile işttiği zaman, zihni heyecana gelir, ayılır, anlarki muhatap yalnız o değildir..." açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... Bu tenzil meselesi, Kur'ân'ın çok yerlerinde vuku bulmuştur. Bazen mâzi, istikbale misafir gider; bazan de muzari; mâzinin memleketine gelir. Bunda, çok lâtif bir belâgat vardır. Şöyle ki:"

"Bir adam, kendisine göre henüz geçmemiş bir şeyi mâziye delâlet eden bir sîga ile işittiği zaman, zihni heyecana gelir, ayılır. Anlar ki, muhatap yalnız o değildir. Belki, arkasında muhtelif mesafelerde pek çok ayrı ayrı taifeler, saflar bulunmakla, kendisine tevcih edilen hitapları, nidaları, İlâhî hitabeleri, arkasında bulunan bütün o taifeler işitir gibi zihnine gelir." (1)

Kur’an, bazen eşsiz bir üslup ile geçmişteki olayları şimdiki zamana getirip insanların zihin ve hayal dünyasına takdim ederek, maziyi hazır zamanda seyrettiriyor. Bazen de mahşer, sırat, cennet ve cehennem gibi istikbali olayları hazır zamana getiriyor.

Evet, Kur’an mahşerdeki bir olayı geçmiş zaman kipi ile kullandığı zaman, muhatabı heyecana geliyor. Muhatap ileride yaşacağı bir olayı şimdi yaşamış gibi bir tat alıyor.

Mesela Asr-ı saadetteki bir Müslüman ahir zaman hadisatını, o zamanda işittiğinde, ahir zamandaki Müslümanlarla duygusal birliktelik yaşıyor. Kur’an beliğ üslubu ile zaman ve mekan kaydını kaldırıp, bütün Müslümanları bir zaman ve mekandaymış hissiyatına ve fikrine taşıyor. Böyle bir ilim, böyle bir edebiyat gücü başka kelamlarda bulunmuyor. 

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 4. Âyet

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 4. âyetin tefsiri | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1680 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...